1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2009/12454 E. , 2009/13935 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : DEVREK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2006
NUMARASI : 2003/668-2006/355
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden 91 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, komşu parsel maliki olan davalıların noterde düzenlenen taahhütnameye aykırı olarak havalandırma ve ışık alanı bırakmadan binalarını yaptıklarını, kendi duvarı üzerine de çatı yaptıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım, olmadığı takdirde tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuş, davalı N.. ise karşı dava ile de yaptığı duvarın davacı tarafından yıkıldığını bildirip, zararın tazminini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı karşı davalı A. S.. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava ve karşı dava çaplı taşınmaza ve komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere özellikle davacının keşfen elde edilen done ve verilere göre yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının sair, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ne varki, davalı (karşı davacı) N.., duvarın davacı (karşı davalı) A..tarafından yıkıldığını ileri sürerek, tazminat isteğinde de bulunmuş, davacı (karşı davalı) A.. ise, duvarı kendisinin yıkmadığını oğlu S..'ın yıktığını savunmuş, mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, noksanın tamamlatılması yoluyla getirtilen Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/386 Esas sayılı dosyasında, anılan duvarın yıkılmasından dolayı davalı (karşı davacı) N..'nin şikayeti üzerine, A..'ın oğlu dava dışı S. S..'in ihkakı hak suçundan yargılandığı, eylemin sabit görülerek adli para cezasına mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, anılan duvarın yıkılmasından dolayı davacı (karşı davalı) A.. hakkında yapılan şikayet üzerine, A.. yönünden Devrek Cumhuriyet Başsavcılığının 2003/1293 hazırlık nolu kararıyla takipsizlik kararı verildiği de sabittir. Bilindiği üzere, ceza mahkemesi kararları istisnai haller hariç hukuk mahkemesi için kural olarak, kesin hüküm teşkil etmez. Ancak, Borçlar Kanununun 53.maddesi gereğince, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı haksız fiilin tesbiti bakımından, hukuk mahkemesinde kesin delil teşkil eder. Bir diğer deyişle, olayın varlığı ve bu olayın sanık tarafından işlendiğine ilişkin kesinleşen tespit hukuk mahkemesi yönünden de, kesin delil oluşturur ve hukuk hakiminin ilke olarak bir mahkemenin tespit ettiği maddi olgu ile bağlı kalacağı kuşkusuzdur. Bu durumda, yukarıda açıklanan ilke ve olgular gözetildiğinde, anılan duvarı yıkanın davacı (karşı davalı) A..'ın değil oğlu S. S..'in olduğu tartışmasızdır. Hal böyle olunca, davacı (karşı davalı) A.. yönünden tazminat isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacı (karşı davalı) A..'ın, temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.