11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/3243 E. , 2022/4174 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2019 tarih ve 2017/599 E- 2019/1060 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.03.2022 tarih ve 2020/481 E- 2022/322 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, hisse devir sözleşmesinin iptali ile 290.000.-TL alacak için başlatılan icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile sözleşme iptalinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,davacının 40.000.-TL üzerinden davalıya borçlu olmadığının tespitine hükmetmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Temyiz Edilemeyen Kararlar” başlığını taşıyan 362/1-a maddesiyle, Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin olarak verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu miktar, karar tarihi olan 16/03/2022 tarihi itibariyle 107.090,00 TL’dir.
Davalı tarafından aleyhine hükmedilen toplam 40.000,00 TL yönünden temyize gelmekle anılan miktarın yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin davaya ilişkin karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.