1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/6425 E. , 2012/10685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2012
NUMARASI : 2011/42-2012/79
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa ise tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu iptal ve tescil, mümkün olmaz ise tazminat isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, kayden malik olduğu 281 parsel sayılı taşınmazın bilgi ve rızası dışında davalı E.'e satıldığını öğrendiğini, davalıyı hayatında hiç görmediğini, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini, konuyla ilgili olarak tapu sicil müdürlüğünde soruşturmanın devam ettiğini, davalı idarenin de olayda kusurlu olup zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istekli eldeki davayı açtığı, mahkemece, tapu kayıtları üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılarak çekişmeli taşınmazın davalıya intikaline dayanak resmi satış işleminin bulunup bulunmadığı, temlikin neye göre yapıldığı hususunda rapor düzenlenmesi yönünde ara karar kurulduğu ve bilirkişi için takdir edilen ücretin verilen kesin süreye rağmen mahkeme veznesine depo edilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; özel ve teknik bilgisinin yetmediği hallerde hakim bilirkişi görüşüne başvurur. Bu nedenle davanın karara bağlanabilmesi için gerçekten özel ve teknik bilgiye lüzüm olup olmadığına hakim takdir eder. Ne var ki kanun bazı hallerde bilirkişiye başvurulması gerektiğini açıkça öngörmüş olabilir. Bu hallerde hakim bilirkişiye başvurmak zorudadır. Diğer taraftan taraflar da iddia ve savunmalarının ispat için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını isteyebilirler. Ancak hakim bu talebi kabul etmek zorunda değildir.
Öte yandan; 1086 Sayılı HUMK'un 415. maddesi hükmü gereğince hakim bilirkişi incelemesi yapılmasına resen karar verirse, bilirkişi masraflarını taraflardan birinin veya her ikisinin ödemesine karar verir. Ödemezlerse ilerde haksız çıkan taraftan alınmak üzere bilirkişi masraflarının Devlet Hazinesi tarafından ödenmesine karar verilebilir. Hakim bu takdir hakkını serbestçe kullanamaz. Kamu düzenini ilgilendiren davalarda, kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanmaktadır. Bu nedenle bu tür davalarda hakim bilirkişi incelemesi yapılmasına resen karar vermek zorundadır. 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 325. maddesi hükmü ile de parelel bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda; çekişme konusu taşınmazın davalıya temlikine dayanak resmi aktin bulunup bulunmadığı ve temlikin neye göre yapıldığı hususları mahkemece ilgili tapu sicil müdürlüğünden sorularak öğrenilebileceği ve bu doğrultuda dayanak belgelere kolayca ulaşılabileceği mümkün iken, belirtilen hususlarda mahkemece resen bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, bu doğrultuda takdir edilen bilirkişi ücretinin yatırılması yönünde kesin sürenin işletilerek, sonuca gidilmiş olması da isabetsizdir.
Hal böyle olunca; çekişme konusu taşınmazın tedavüllü tapu kaydında tarih ve yevmiye numaraları gösterilen temliklere esas resmi akitler ile dayanak belgelerinin ilgili tapu sicil müdürlüğünden istenmesi, öte yandan evrak arasına alınan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü XIII. Bölge Müdürlüğünün 24.01.2011 tarihli yazı ekinde yeralan denetim raporu içeriğinden çekişme konusu taşınmazla ilgili sahtecilik işlemlerinden bahsedilmiş olması sebebi ile anılan denetim raporu ile eklerinin getirtilerek, olayla ilgili olarak idare veya savcılık tarafından yürütülen soruşturma olup olmadığı veya ceza davası açılıp açılmadığı hususları üzerinde durularak, sahtecilik sonucu oluşturulmuş bir kayıt olup olmadığının belirlenmesi ve bu konuda tarafların gösterecekleri tüm deliller toplanarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.