Esas No
E. 2012/1984
Karar No
K. 2012/7047
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2012/1984 E.  ,  2012/7047 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ALANYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/03/2011

NUMARASI : 2005/1170-2011/249

Yanlar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalı M. B. ve B. Y. hakkındaki davanın reddine, davalı B. B. bakımından davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil olmadığı taktirde bedelin tahsili (tazminat) isteğine ilişkin olup mahkemece, M. ve B. hakkındaki davanın reddine, davalı B.. bedel yönünden bedel isteğinin  kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Gerçekten de; davacıların ayrı ayrı maliki oldukları çekişme konusu, 8 parsel sayılı taşınmazdaki 237/2400 'er payın vekili A. aracılığı ile 18/12/2003 tarihinde ara malik A. Y.'a, ondan da 30/04/2004 tarihinde O.a ve onun da 18/03/2005 tarihinde son kayıt maliki B.'e satış suretiyle temlik edildiği, son kayıt maliki B.'in dava dışı kişilerden pay almak suretiyle tam mülkiyet üzere taşınmazın maliki olduğu 11/12/2003 tarihli, haricen yapılan sözleşme ile anılan her iki davacının payının 105.000 Euro'ya vekil A.'ye satıldığı bedelin  ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, anılan sözleşmenin resmiyete dökülmesi bakımından da aynı tarih itibariyle vekil A.'ye vekaletname verildiği ve A. tarafından da 7 gün sonra  vekaletname kullanılarak taşınmazın temlik edildiği gözetildiğinde vekalet görevinin kötüye kullanıldığının kabulüne olanak bulunmayıp tapu iptal tescil isteği yönünden müspet olarak neticeye gidilmemiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

Diğer taraftan Borçlar Kanunu'nun 217. maddesi yollamasıyla  aynı Yasanın 211. maddesine göre satış bedelinin ödenmemesi halinde taşınmazın sicil kaydının tekrar satıcısına döneceği yönünde bir ihtirazi kayıt dermeyan edilmedikçe bedelin ödenmemesi sebebiyle ileri sürülecek tapu iptal ve tescil davasının dinlenemeyeceği de tartışmasızdır. Kaldı ki; bedel konusunda 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun 893. maddesinde de taşınmazın satış bedeli üzerinden sicil kaydına, satıcısı lehine ipotek tesis edilmesi de olanaklı iken bu yola başvurulamadığı da kayıtlarla sabittir. Öyle ise; iptal tescil isteğine ilişkin iddialara itibar edilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ne var ki; davacılardan E. G. D.'nin yargılama sırasında 12/04/2007 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. O halde bu davacının mirasçılarının davada yer almaları  ve taraf teşkilinin sağlanması asıldır. Oysa anılan davacının vekili sıfatı ile davayı takip eden avukata ki diğer W.'in de ölen eşi E.'in kocası ve mirasçısı olması sıfatı ile diğer mirasçıların tespiti ile adreslerinin bildirilmesi bakımından defalarca kendilerine süre verilerek imkan tanınmış ise de mirasçılarına ulaşılamamıştır.E.in ölüm tarihine kadar terekesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 701  1la 703 maddesi arasında öngörülen elbirliği mülkiyete tabi olması karşısında davacı W.'in, E.mirasçısı sıfatı ile onun dava konusu ettiği pay yönünden tek başına davayı takip olanağı bulunmamaktadır.

Öyle ise E. G.D.'nin dava konusu ettiği payı yönünden davanın 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi (HUMK'nun 409. maddesi ) gereğince işlemden kaldırılmasına ve sonuçta da açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmayıp anılan hususun gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi E.'in payını da kapsayacak şekilde belirlenen taşınmaz değerinin davacı W.H.'a özgülenerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması da isabetsizdir. Kaldı ki; taraflar arasında "Sözleşme " başlığı ile düzenlenen 11/12/2003  tarihli belgede satış bedelinin 105.000 Euro olduğu ve ayrıca ödeme şartları öngörülmüş olup anılan belgeye karşı çıkıldığına göre içeriğinde belirlenen bedel konusunda taraflarını bağlayıp- bağlamayacağı yönünde de bir değerlendirme yapılmadığı halde anılan belgeye rağmen bedel ödendiğinin kanıtlanamadığı yönünde gerekçe konulması da isabetsizdir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.06.2012  tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.  

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.