Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/3608
Karar No
K. 2012/7701
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2012/3608 E.  ,  2012/7701 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, aracın kiralık olarak kullanıldığı gerekçesiyle davalının sigorta tazminatı ödemediğini, aracın kiralık değil emanet olarak verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL. tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, aracın kiralık olarak kullanıldığını ve hasarın teminat dışında kaldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı sigortanın yaptırdığı araştırma raporu itibariyle olaydaki ispat yükünün davacı sigortalıda olduğu, davacı tanıklarının beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili bulunduğu, davacının ileri sürdüğü olağan durumun aksini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir.

Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muzip- likle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartalırınn A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkca aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.

Uyuşmazlık, sigortalı aracın kiralık (rant a car) olarak kullanılıp kullanılmadığı, sürücü değişikliği ve doğru ihbar yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmakta olup, kazanın belirtilen yer ve zamanda meydana geldiği konusunda bir uyuşmazlık yoktur.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; resmi görevli memurlarca düzenlenen 27.2.2011 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, saat 03.00.de araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen tek taraflı kazada sigortalı aracın hasarlandığı, ancak sürücünün tespit edilemediği belirtilmiş, aynı görevlilerce ayrıca düzenlenen olay yeri tutanağında da kaza mahalline gidildiğinde aracın yanında bulunan iki şahsın sürücünün kendileri olmadığını, arkadaşları olduğunu, kız arkadaşını bırakmak için kaza yerinden ayrıldığını beyan ettikleri, 03.30.da olay yerine gelen... isimli kişinin sürücünün kendisi olduğunu söylediği belirtilmiştir.

Sigortalı aracın hasarı ekspertiz raporu ile de tespit edilmiş, hasarlı aracın fotoğrafları çekilmiştir. Bu durumda, poliçe geçerlilik süresi içinde sigortalı aracın belirtilen yer ve zamanda hasara uğradığı sabittir.

Davalı sigortacı aracın kiralık olarak kullanıldığını, sürücü değişikliği ve doğru ihbar yapılmadığını, hasarın teminat dışında kaldığını, rizikonun gerçekleşme şeklinin kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirildiğini soyut iddialar dışında somut delillerle kanıtlayabilmiş değildir. Davalı delilleri arasında yer alan araştırma raporunda belirtilen hususlar soyut bir varsayımdan öteye gitmemektedir.

O halde, riziko kasko sigortası teminat kapsamında kaldığından, mahkemece HUMK.nun 275. (HMK.md.266) maddesi gereğince seçilecek uzman bilirkişiden sigortalı araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı takdiri ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.