(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5289 E. , 2010/11378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2008/760 Esas sayılı dosyasından, 19.11.2008 tarihinde borçlu işyerinde haczedilen plastik enjeksiyon kalıplarının, davacı şirkete ait olup, borçluya davacının ürettiği buzdolaplarında kullanmak üzere yan ürün imalatı için verildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirketin hacizden çok önce üretimini durduğunu ve işyerini terk ettiğini, davacının kalıpları ile üretim yaptığı iddiasının doğru olmadığını hacizli malların hurda niteliğinde olduğu ve mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, yapılan incelemeler ve alınan bilirkişi raporu ile bir kalıbın davacıya ait olduğu anlaşıldığından, bir kalıp yönünden davanın kabulüne, diğerleri yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 2010/5289 2010/11378
Dava konusu haciz, 19.11.2008 tarihinde borçlu şirkete ait işyerinde yapılmış ve bahçede bulunan plastik enjeksiyon kalıbı 103,690 kg seri numarası olmayan eski ve küflü olarak hurda niteliğinde haczedilmiştir.
İİK’nun 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi, hacizli mallara ilişkin olduğu iddiası ile fatura, gümrük belgesi borçlu tarafından imzalanmış sabit kıymet emanet taahüdü senedi ve borçluya teslim edilen kalıpların listesini sunmuştur.Sunulan liste ve senet adi nitelikte düzenlenmiş olup alacaklı yönünden hüküm ifade etmemekle birlikte,haczedilen mallarda seri numaraları bulunmadığından belgelerdeki malların hacizli mallarla uygun olup olmadığının tesbiti mümkün değildir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda,davacının sunduğu liste ile faturalar karşılaştırılmış,dava konusu olan hacizli mallara ilişkin bir tesbit yapılmamış olduğundan hükme dayanak yapılacak nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, davacı 3.kişinin mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamadığından davanın tümden reddi gerekirken aksi düşüncelerle, dosyadaki maddi olgulara uygun düşmeyen gerekçelerle ve kararda kabul edilen kalıbın hangi kalıp olduğu dahi belirlenmeden infaz kabiliyeti olmayacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.