(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4663 E. , 2010/6394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait ambulansın, davalı ...’ın kullanımındayken, diğer davalının sürücüsü olduğu araçla çarpışması sonucu hasarlandığını belirterek, 7.560.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ile davalı ..., kusura itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 25.02.2008 tarih, 2007/3358 Esas ve 2008/827 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 3.455.00 TL’nın, 09.12.2002 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan, tahsilde tekerrür olmamak üzere 6.910.00 TL’nın, 09.12.2002 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Hükmüne uyulan bozma ilamının 3. bendinde, “ Kabule göre de; davalı ...’un kendi kusuruna isabet eden zarar miktarından, davacı sürücüsü davalı ...’nun ise, zararın tamamından birlikte müteselsilen sorumlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” denilmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporlarında, toplam zarar miktarı 6.910.00 TL, sürücülerin ise %50’şer oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir. Buna göre, hüküm fıkrasının 1.bendindeki, “3.455.00 TL tazminatın, olay tarihi olan 09.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak davacı idareye verilmesine, “ tümcesi mükerrer olup, infazda tereddüt oluşturacak niteliktedir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.