Esas No
E. 2009/8357
Karar No
K. 2010/5006
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2009/8357 E.  ,  2010/5006 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 108 ada 293 parsel sayılı 12602,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına, 108 ada 314 parsel sayılı taşınmaz dava dışı... ve 108 ada 315 ve 316 parsel sayılı taşınmazlar ise dava dışı ...adlarına tespit edilmiştir.

Davacı ... keşifte gösterdiği ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 24.05.2009 tarihli rapora ekli haritasında (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile işaretli taşınmaz bölümlerine yönelik olarak miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 108 ada 293, aynı ada 314, aynı ada 315 ve aynı ada 316 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava ve temyize konu 108 ada 293 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacının taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Dava ve temyize konu 108 ada 314, 315 ve 316 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı, dava konusu edilen 108 ada 314, 315 ve 316 parsel sayılı taşınmazların tespit malikleri aleyhine dava açmamıştır. Hal böyle olunca, davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.

Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; kadastro hakimi doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğundan, dava konusu 108 ada 314, 315 ve 316 parsel sayılı taşınmazlara ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 2. bendindeki “...314, 315, 316...” sözlerinin çıkartılmasına, 2. bentden sonra gelmek üzere “108 ada 314, 315 ve 316 parsel sayılı taşınmazların tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzletilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 82,80 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog