(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11035 E. , 2013/11690 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1.Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi uyarınca, bedel tespiti davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenerek, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre, arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.
Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Osmangazi Belediye Başkanlığı'nın 04.06.2013 tarihli yazısına göre dava konusu 145 ada 60 parsel sayılı taşınmazın 19.01.1998 yılında onaylanan 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 yılı Çevre Düzeni planı kapsamında kaldığı ve bu parselin belediye hizmetlerinden yararlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bakanlar Kurulu'nun Yargıtay'ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında bulunması gerekir. Buna göre tespit edilen nitelikleri itibarıyla dava konusu 145 ada 60 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi yerine arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak bedelinin belirlenmiş olması,
2.2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce -aynı Yasanın 11. maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek- yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas tutulacağı öngörülmüştür. Buna göre açık tarım arazisi olarak değerlendirilen 124 ada 3 parsel ve 111 ada 22 parselin kamulaştırma bedelinin tespitinde dava tarihi olan 2012 yılına ait verilerin esas alınması gerekirken, bilirkişi kurulunca henüz 2012 yılına ait verilerin oluşmadığı gerekçesi ile taşınmazın değerlendirilmesinde 2011 yılı verilerinin esas alınması suretiyle belirlenen m² değerine ÜFE endeksi uygulanarak 2012 yılı değerine ulaşılmış olması,
3.Dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş ve cinslerine göre 2012 yılı itibariyle rayiç fiyatlarını gösterir listenin gıda tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmemiş olması, Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.