(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4337 E. , 2011/12326 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, davalı sürücünün kırmızı ışık ihlali nedeniyle olayda tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında 6.500 TL.den fazla hasar meydana geldiğini belirterek şimdilik 6.280 TL.nın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden diğer davalıdan kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, 28.9.2010 tarihli duruşmada davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasını telep etmiştir. Davalı ... vekili, kusuru, hasarı kabul etmediğini, davacının olayda kırmızı ışık ihlali yaptığını, davacı aleyhinde mahkemenin 2008/1700 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını dosyaların birleştirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... Sigorta A.Ş vekili, sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile gerçek zarardan sorumlu olduklarını, davadan önce temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.267.10 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek kanuni faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 1086 sayılı HUMK.nun 275. maddesi (6100 sayılı HMK.nun 266. maddesi) gereğince " Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez." Trafik kazalarından kaynaklanan davalarda tarafların kazada kusurlu olup olmadıkları, var ise kusur oranlarının ve araçlarda meydana gelen hasar miktarının tesbiti teknik bilgiyi gerektirdiğinden hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenecek konulardan değildir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Ayrıca kaza tesbit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğu kabul edilmiştir. Haksız fiillerde tutanağın aksini tanık ile ispat etmekde mümkündür.
Somut olayda, kaza tesbit tutanağında sürücülerin tutarsız bilgiler verdiği, her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettikleri belirtilerek kusur durumu tesbit edilmemiştir. Ancak keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı ... açıkça davacının yeşil trafik ışığı yanınca hareket ettiğini, sol taraftan hızla kavşağa giren davalı aracının kendisinin de içinde bulunduğu araca sol ön tarafından çarptığını ifade etmiştir. Dosya kapsamına göre davalı taraf, bunun aksini ispat edememiştir. Tanık beyanı ile davacının yeşil ışıkta geçtiği, davalı sürücünün kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu sabit olmuştur. Keşiften sonra alınan 25.11.2009 tarihli bilirkişi raporu ve daha sonra kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen 19.3.2010 tarihli raporlarda da davalı ...'ın kırmızı ışık ihlali nedeniyle %100 kusurlu olduğu, davacının olayda kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece davalı ...'ın davaya konu trafik kazasında %100 kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yanlış değerlendirmeler neticesinde %50 kusur oranına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Kabule göre de; haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır. Haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Davacı vekili, davalı ...'dan kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu durumda mahkemece talep gibi davalı ... yönünden 15.8.2008 kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken diğer davalı sigorta şirketi ile birlikte onun yönünden de dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.