Esas No
E. 2021/18756
Karar No
K. 2021/4883
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/18756 E.  ,  2021/4883 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 11/03/2019 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 22/11/2019 günlü ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. -K A R A R-

Davacı vekili; müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan araç ile davalı ... şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalı bulunan aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını, maluliyet oranında artış olduğunu, maluliyet oranlarında artma nedeniyle beden gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; 10 yıllık zamanaşımı süresinin gelişen maluliyete rağmen aşılamayacağı ve 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin başlangıcının suç tarihinden sonraya taşınamayacağı gözetilerek somut olayda zamanaşımının tamamlanması sonrası dava açılmış olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

1.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nun 109/1.maddesi "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünü öngörmektedir. Aynı Kanunun 109/2. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.

Davaya konu kaza 02/04/2007 tarihinde gerçekleşmiş, davacı vekilince 26/07/2017 tarihinde Hakem Heyetine başvuru yapılmıştır.

Zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için, zarar gören tarafından failin yanında zararın da öğrenilmesi gerekir. Bedensel zararlarda, uğranılan zararın tespit edilebilmesi için, meydana gelen yaralanmanın niteliği de nazara alınarak, öncelikle zarar nedeniyle gerekli tedavi sürecinin bitmiş olması gerekir. Zira, tedavi devam ederken zarar gören kişinin sürekli ve geçici işgöremezlik durumu tam olarak tespit edilemez. Daha açık bir ifade ile, tedavi devam ederken kişinin yaralanma nedeniyle maluliyeti olup olmadığı ve varsa oranının ne olduğu tam olarak tespit edilemez.

Ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.

Somut olayda; dosya içerisinde bulunan davacıya ait tıbbi belgelere göre yaralanma nedeniyle gelişen durum oluşup oluşmadığına (ameliyat,tedavi vs.) ilişkin dosya kapsamında belge bulunmamaktadır. Davacının kazadaki yaralanmalarında kaynaklanan gelişen maluliyeti bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir rapor alınmadan karar verilmiştir.

Ayrıca; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Açıklanan vakıalar karşısında; kazadaki yaralanma nedeniyle davacının gördüğü tedavilere ilişkin detaylı açıklama davacı yandan alınıp, tüm tedavi evrakı dosyaya kazandırıldıktan ve ... Devlet Hastanesi’nden alınan 04/09/2009 tarihli raporda gözetilerek, ATK İhtisas Kurulu ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları'ndan, olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun, davacının maluliyetinin trafik kazası sonucu meydana gelip gelmediği, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı ile oranının ne olduğu; kazadaki yaralanmalarına bağlı olarak gelişen yeni durum olup olmadığı; gelişen yeni durum olduğunun saptanması halinde ise, bu yeni durumun ne zaman ortaya çıktığı, tedavi sürecinin ne zamana kadar devam ettiği ve hangi tarihte bittiği konularında, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, davalı vekilinin itirazlarını karşılar nitelikte bir rapor alınarak zararın (maluliyetin) ne zaman öğrenildiği ya da öğrenilmesi gerektiği değerlendirilip, zamanaşımı yönünden değerlendirme yapılması gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog