Esas No
E. 2021/4008
Karar No
K. 2021/7439
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/4008 E.  ,  2021/7439 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine 22/04/2019 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine dair verilen 29/11/2019 tarih ve 2019/İHK-17224 sayılı kararın davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Dosya eksiklik talebi ile istenilen dosyanın UYAP üzerinden gönderildiği anlaşılmakla tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelenerek gereği görüşüldü: K A R A R

Davacı vekili; 25/08/2011 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araca çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, trafik kazası tespit tutanağına göre davalıya trafik sigortalı aracın asli kusurlu olduğunu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna göre davacının %16 oranında malul kaldığını, davacı yolcu konumunda ve kusursuz olup, kazaya sebebiyet veren iki araçtan biri olan davalıya sigortalı aracın, diğer araçla birlikte zarardan %100 kusur üzerinden müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş;

03/09/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam talebini 159.632,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili; davacıya 25/12/2012 tarihinde 25.711,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, kusur tespiti gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporuna itiraz ettiklerini belirterek, başvurunun reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince; kaza tarihinden komisyona başvuru tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalının yaptığı ödemeyle ilgili dosyaya ibraname ibraz edilmediğinden KTK’nın 111. maddesi kapsamında hak düşürücü sürenin geçtiğine ilişkin itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile toplam 159.632,00 TL nin 05/03/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekilince yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; her ne kadar davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle ibraname düzenlenmiş ve başvuruya eklenen ve kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine (ÇGMKGKOTİY)’ne uygun düzenlenen 26/11/2018 tarihli raporda maluliyet artışına ilişkin bir ibare yer almamışsa da, başvuran vekilinin davalının itiraz dilekçesine cevap dilekçesine eklediği 17/10/2019 tarihli maluliyet raporunda zaman içinde maluliyette artış olduğunun tespit edildiği, maluliyet artışı ve gelişen zarar durumunda KTK’nın 111. maddesi uyarınca belirlenen iki yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gerekçesiyle; davalının diğer itirazlarının reddine, vekalet ücretine yönelik itirazının kabulü ile UHH kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Kanunda belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup re'sen dikkate alınması gerekir.

Davacı başvuru dilekçesinde, yolcu konumunda olan davacının %16 oranında malul kaldığı, çift taraflı kazaya sebebiyet veren iki araçtan biri olan ve asli kusurlu bulunan aracın trafik sigortacısı olan davalının, zararın tümünden müteselsilen sorumlu olduğu, bu yönde davalıya başvuru yaptıkları, ancak cevap verilmediğini belirterek talepte bulunmuş; davalı tarafından 25/12/2012 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle verilen ibradan sonraki 2 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı savunulmuş, bu ödeme savunması üzerine uyuşmazlık hakemince başvuru sahibi vekiline gönderilen 17/07/2019 tarihli mail ile ödemenin teyidi hususunda beyanda bulunulması istenilmiş, başvuran vekili tarafından gönderilen 03/07/2019 tarihli mailde, davalının ödeme konusundaki beyanının doğru olduğu teyit edilerek, başvuruya konu taleplerinin ise başvuru formunda da belirtildiği şekilde müteselsil sorumluluk gereğince bakiye tazminat alacağına ilişkin olduğu, yapılan ödemenin bu kapsamdaki toplam alacağı karşılamadığı yönünde beyanda bulunulmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı tarafın yaptığı ödemeye ilişkin ibraname sunmadığı gerekçesiyle, davalının hak düşürücü süre yönünden itirazı reddedilmiş, karara esas kabul edilen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 26/11/2018 tarihli raporuyla kaza tarihinde yürürlükte olan ÇGMKGKOTİY’ne göre davacının maluliyet oranının %16 olduğunu saptayan rapor benimsenmiş, bu maluliyet oranı ve davalının %75 oranında kusuru esas alınarak düzenlenen aktüer bilirkişi raporu benimsenerek başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Davalının Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sunduğu itiraz dilekçesi ekinde “tazminat makbuzu ve ibraname” başlıklı belgeyi sunmasından sonra davacı vekili itiraza cevap dilekçesi ekinde, davacının maluliyetinin artan oran mahiyetinde olduğunu belirleyen ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlenen %8 oranlı ... Üniversitesinden alınan 17/10/2019 tarihli raporu sunarak, başvuruya ilişkin taleplerinin maluliyet artışına ilişkin olduğu, daha önce artan maluliyete ilişkin bir ödeme alınmadığı ileri sürülmüştür.

İtiraz Hakem Heyetince de, davacının başvuru dilekçesinde maluliyet artışına ilişkin bir ibare yer almamış olsa da, itiraza cevap dilekçesi ekinde davacının sunduğu ve her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenmiş ise de 17/10/2019 tarihli raporda davacının maluliyetinde artış olduğunun belirlenmiş olduğu, ancak başvuru ekinde sunulan ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenen rapordaki oran üzerinden de tazminat hesabının yapılması gerektiği, maluliyet artışı ve gelişen zarar durumunda KTK’nın 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalının süre yönünden itirazının reddine karar verilmiştir.

Somut olayda; davadan önce olay nedeniyle davalı ... şirketi tarafından davacıya 25/12/2012 tarihinde 25.711,00 TL ödeme yapılmış ve taraflar arasında tarihsiz ibraname imzalanmıştır. Eldeki dava ise 22/04/2019 tarihinde açılmıştır.

İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itiraza cevap dilekçesi ekinde sunduğu ve kaza tarihinde yürürlükte de olmayan yönetmelik uyarınca düzenlenen raporda davacının maluliyetinde artış olduğunun belirlendiği, artan maluliyet halinde KTK’nın 111. maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, ibranamenin artan maluliyet oranını kapsamadığı gerekçesiyle, başvuru formu ekinde kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca belirlenen %16 maluliyet oranı üzerinden yapılan tazminat hesabı benimsenerek başvurunun kabulüne karar verilmiş ise de; dava dilekçesinde %16 maluliyet oranı üzerinden tazminat talep edildiği, maluliyet oranı bakımından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı, gelişen ya da artan maluliyete yönelik bir iddia ve tazminat talebinin de bulunmadığı, iddiasını başvuru dilekçesinde ve yukarıda açıklanan hakemle yapılan yazışmalara ilişkin emaillerle ortaya koyarak talebin ödemenin yetersizliğine dayalı bakiye tazminat alacağı olarak belirlendiği, davalının ibra karşılığı ödeme yaptığının anlaşılmasına göre; açıklanan yönler gözetilmeyerek ve HMK’nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Şu halde, davacının talebi ve davalının 25/11/2012 tarihinde yaptığı ödeme dikkate alınarak 2918 sayılı Kanun’un 111. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

2.Bozma neden ve şekline göre davalının diğer ve davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalının diğer ve davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K2918 md.111 HMK md.26
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog