21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2007/404 E. , 2008/167 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Mahkemesi
TARİHİ : 16/11/2005
NUMARASI : 2004/411-2005/2175
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı(Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1.Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96. ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu LPG gaz pompaları ,08.03.2003 tarihinde davalı borçluya ait gaz istasyonunda haczedilmiştir.İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davacı alacaklı yararınadır.Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi hacizli taşınır malları borçluyla aralarında yaptıkları Bayilik sözleşmesi gereğince ariyet olarak teslim ettiğini belirterek 27.09.2002 tarihli adi nitelikte düzenlenmiş Bayilik sözleşmesi ve Teslim Edilen Malzeme Listesini ibraz etmiştir. H.U.M.K.'nun 299. maddesi gereğince adi nitelikteki sözleşmeler taraflar arasında hüküm ifade edeceğinden üçüncü kişi konumundaki alacaklının haklarını etkilemeyeceğinden bu sözleşmenin nazara alınması mümkün değildir..
Ancak davacı ,dava konusu pompaların Ticari defterlerinde kayıtlı olduğu iddiası ile bu defterleri delil olarak mahkemeye sunmuştur .Mahkemece bilirkişi aracılığı ile defterlerin incelenmesi yaptırılarak,hacizli malların davacıya ait olduğu yolunda rapor alınmış ise de alınan raporun hükme dayanak yapmaya elverişli nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.Ticari defterlerin davacı lehine delil olarak değerlendirilebilmesi için TTK’nun 69,70 maddelerine göre kapanış tastiklerinin bulunması yasal zorunluluktur.Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde yapılmış bir incelemenin yapılmadığı görülmektedir. Öte yandan dava konusu LPG pompalarının haciz tutanağında ayırt edici özellikleri belirtilmediğinden ibraz edilen belgelere uyup uymadığı yönünde de bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, mahallinde konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak davacı tarafından sunulan belgelerde ki pompaların haczedilen pompalara uygun olup olmadığı tesbit edilerek ,ticari defterlerinde yukarıda belirtildiği gibi kapanış tastikleri dikkate alınarak .envanter ve demirbaş kayıtları araştırılıp oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise, İstihkak davasının kabulü üzerine davacı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İ.İ.K.'nun 97/15. maddesi uyarınca alacaklının kötü niyetinin gerçekleşmesi gerekir. Alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasına karşı çıkması kötü niyetli bir davranış olarak nitelendirilemez. Alacaklının kötü niyeti kanıtlanmadığından tazminatla sorumlu tutulması ve .İstihkak davasının kabulü halinde, alacak tutarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı Tarifenin Yargı Harçları bölümünün A) III-1-a) maddesi uyarınca %o54 oranında hesaplanacak karar ve ilam harcından peşin alınan karar ve ilam harcı indirilerek kalan karar ve ilam harcının davalıdan alınması gerekirken fazla harca hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur. O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.