2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2007/17559 E. , 2008/13799 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Karşıyaka l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :16.05.2007
NUMARASI :Esas no:2006/547 Karar no:2007/416
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün * temyiz eden M. T. B. ile vekili Av. B.Y. geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *7.10.1953 tarih ve 1953/8-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre tapu iptali, tescile yönelik istek dinlenemeyeceğine göre davacının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Davacının katkı payına dayalı alacağa yönelik temyizinin incelemesine gelince; Dava; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi döneminde davalı adına tapuya tescil edilen taşınmaz alımına “ katkıda bulunulduğu” iddiasına dayalı tapu iptali tescil, olmadığı takdirde bedeline yönelik katkı payı alacağına ilişkindir.
Tarafların 1972 yılında evlendikleri, dava konuşu taşınmazın satış nedenine dayalı olarak 21.12.1990 tarihinde davalı adına tescil edildiği, 23.01.1998 tarihinde ise üzerinde kat mülkiyetine geçildiği, 2004 yılında boşandıkları anlaşılmıştır.Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde daha önce görülen muris muvazaasına dayalı tapu iptal, tescil davası, tanık beyanları, tarafların ekonomik sosyal durumlarına göre; dava konusu taşınmazın 1974 yılında gayri resmi olarak davalının babası Y.16.000 TL. bedelle alındığı, tapuda satış işleminin ise daha sonra yapıldığı, davalının ev hanımı olduğu davacının ise televizyon tamircisi olarak çalıştığı görülmektedir. Arsanın alımına davacının katkıda bulunduğu tüm dosya kapsamıyla sabittir.743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 152. maddesindeki kocanın bakım yükümlülüğü de dikkate alınarak; dava konusu taşınmaza davacının katkı oranı yapılacak bilirkişi incelemesiyle bulunup bu oran, dava tarihindeki taşınmazın değeriyle çarpılarak katkı payından doğan alacak miktarının belirlenmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.