2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2008/1565 E. , 2009/7263 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Beyoğlu 1.Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :24.10.2007
NUMARASI :Esas no:2007/254 Karar no:2007/917
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı, mirasbırakan annesi S.. S..’in mirasçısı olduğunu belirterek bu sıfatının ispatı ve mirasbırakana ait Beyoğlu’ndaki taşınmaz malla ilgili mülkiyet hakkından doğan yetkilerini kullanabilmesi için mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir. Mirasbırakan S..’nın, Yunan uyruklu olduğu ve 4.1.1988 tarihinde vefat ettiği, davacının da mirasbırakanın kızı olup ölüm tarihi itibarıyla ve halen Yunan uyruklu olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.
Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır. (TKM. m.517/1) Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 s.Yürürlük K. m. 17) Miras, ölenin milli hukukuna tabidir. Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk hukuku uygulanır. (2675 s. MÖHUK. m.22/1)
Tapu Kanununun 35. maddesinin ölüm tarihinde mer’i olan hükmüne göre, yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla Türkiye’de taşınmaz mal edinebilirler. Karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durum esas alınır ve karşılıklılık yukarda belirtilen hükümler uyarınca mirasın açıldığı tarihe göre belirlenir. 5444 sayılı yasayla Tapu Kanununun 35. maddesinde yapılan değişiklikle getirilen “ Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılılık olmayan devlet vatandaşlarının kanuni miras yoluyla edindikleri taşınmaz ve sınırlı ayni hakların intikal işlemleri yapılarak tasfiye edileceğine” ilişkin hüküm, bu kanunun yürürlüğe girdiği 26.7.2005 tarihinden sonra açılan miraslar bakımından uygulama olanağına sahiptir. Şu halde, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla Türkiye ile Yunanistan arasında kanuni miras yoluyla taşınmaz mal edinilebilmesi yönünden hukuki ve fiili karşılıklılığın gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti zorunludur. Mahkemece, bu husus Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünden sorulmuştur. Bakanlıkça dosyaya gönderilen 10.7.2007 tarihli yazıda; “ Türk pozitif hukukunda yabancılar yönünden mirasta, mirasçılık ehliyetinin tanınması ve miras yoluyla intikale müteallik hususlarda Tapu Kanununda yapılan değişikliklerden sonra herhangi bir kayıt ve sınırlama bulunmadığı..” belirtilmiş, “Tapu Kanunundaki değişiklikten önceki dönemde ise, mirasın açıldığı tarihte başka bir ifade ile mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla karşılıklılık koşulunun aranması gerektiğine” işaret edilmiş; bu yazının ekinde gönderilen Dışişleri Bakanlığının 28.2.2006 tarihli yazısında da, “Yunan mevzuatında; Türk vatandaşlarının veraset yoluyla ülkenin herhangi bir bölgesinde taşınmaz mal edinmelerini yasaklayan bir hükme rastlanılmadığı” bildirilmiştir. Gerek Adalet Bakanlığınca verilen cevapta gerekse Dışişleri Bakanlığının yazısında; Türkiye ile Yunanistan arasında, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla fiili karşılıklılığın bulunup bulunmadığıyla ilgili bir bilgi yer almamakta, özellikle Türk vatandaşlarının Yunanistan’da miras yoluyla gayrimenkul edinebildiklerine veya bu yolla taşınmaz mülkiyetini kazanmalarının engellendiğine ilişkin somut örnekler ve deliller gösterilmemektedir. Oysa, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün Yargıtay Birinci Başkalığına daha önce gönderdiği “genel” nitelikli (3.8.2007 tarihli ve 70213 sayılı) yazıda, Türk vatandaşlarının Yunanistan’da kanuni miras yoluyla taşınmaz mülkiyeti edindiklerine ilişkin somut örneklerin varlığına değinilmiştir.
Ayrıca bu konuyla ilgili, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine Türkiye aleyhine yapılan ve sonuçlanan iki ayrı başvuruya ilişkin (Apostolidi ve Diğerleri-Türkiye ile Nacaryan ve Deryan-Türkiye başvuruları) Mahkemenin ihlal kararlarında; Yunan Hükümeti’nin; Türk vatandaşlarının Yunanistan’da veraset yoluyla taşınmaz mal mülkiyetini edinebildiklerine dair Rodop (Gümülcine) ve İskeçe Sulh mahkemelerinin kararlarını somut örnek olarak gösterdiğine işaret edilmiştir. Bu durum karşısında; fiili karşılıklılığın bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla, Türk vatandaşlarının Yunanistan’da kanuni miras yoluyla taşınmaz mülkiyeti edinip edinemedikleri, bu konuda hukuki ve fiili engel bulunup bulunmadığı hususunun, özellikle fiili uygulamanın ne yönde olduğunun, bununla ilgili somut örnek bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünden ayrıntılı olarak sorulup araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. S O N U Ç :Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.04.2009 (Çrş.)