(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/2536 E. , 2012/7301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.02.2012 gün ve 2011/404788 sayılı yazı ile HUMK’un 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. . - K A R A R - Dava, bankanın yasa gereği karşılıksız kalan her çek yaprağı için ödemek zorunda olduğu asgari tutarın tahsili amacı ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı banka vekili, takas odasına ibraz edilen çeklerden dolayı bankanın asgari ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı çek hamilinin davalı muhatap bankaya karşı 3167 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca ödenmesi zorunlu olan tutarın tahsili için takibe geçtiği, takasa ibraz edilen çeklerde asgari ödeme yapılmamasının takas odasına ibraz anı için geçerli olduğu, ancak daha sonra asgari ödeme tutarının bankadan talep edilmesine engel yasal bir hükmün bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne dava değeri itibariyle kesin olarak karar verilmiş, davacı banka vekili hükmün kanun yararına bozulması talebi ile Adalet Bakanlığına müracaat etmiş, Adalet Bakanlığı 05.12.2011 tarihli yazısı ile hükmün kanun yararına bozulması talepli olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.02.2012 tarihli yazı ile hükmün HUMK’un 427/6.maddesi uyarınca kanun yararına bozulması isteminde bulunulmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunun 6/son maddesi “Takas odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler için 10. maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamaz…” hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece anılan yasa hükmü gözetilmeden aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.