2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2007/16259 E. , 2008/16060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Edremit 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ : 22.03.2007
NUMARASI : Esas no: 2005/889 Karar no: 2007/124
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, nafakalar ve ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Toplanan delillerden boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının eşini iktidarsızlıkla suçlamasına karşın, karısının bakire olmadığını söyleyip doktora götüren ve eşini istemediğini söyleyen davalı-davacı kocanın daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen *davacı-davalı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak *davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3.Davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanununun 174/1 maddesi kapsamında olmayan ziynet eşyası alacağı ile ilgili nisbi harç alınmadan yargılamaya devamla karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4.Davalı-davacı kocanın 21.05.2005 tarihinde askere gittiği, 21.08.2006 tarihinde terhis olacağı Edremit askerlik şubesinin 17.11.2005 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. Herhangi bir geliri bulunmayan davalı-davacı kocanın askerde bulunduğu dönemde davacı-davalı kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.