(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/1681 E. , 2012/8786 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalılardan ...’nin müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonoda diğer davalı ...’ın keşideci sıfatıyla yer aldığını, müvekkilinin de lehtar olarak yazılı bulunduğunu, müvekkilinin davalıları tanımadığını, müvekkilinin böyle bir senedi almadığını ve bir başkasına cirolamadığını, bonodaki ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını belirterek takibin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu bononun arka yüzündeki ciranta sıfatıyla atılı imzanın davacının eli ürünü olduğu davalı olarak gösterilen ...’a Tebligat yapılamamış ise de ... isimli kişinin İcra Hukuk Mahkemesinde imzaya ve borca itiraz davası açarak bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmekle bono metninde ... yazan kişinin aslında kendisi olduğunu kabul ettiği, bu nedenle tebligatı almasa da davada taraf teşkilinin sağlandığı kanaatine varıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece “ davalı olarak gösterilen ...’a tebligat yapılamamış ise de, ... isimli şahıs Ankara 7.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1076 esas, 2010/182 karar sayılı dosyasında, davacı sıfatı ile borca ve imzaya itiraz davası açmış ve dava dilekçesinde bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş olmakla bono metninde ... yazan kişinin aslında kendisi olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, tebligatı almasa da imzasının bulunması ile davada taraf teşkilinin sağlandığı kanaatine varılmıştır” denilerek taraf teşkili sağlandığı belirtilmişse de dava dosyasında davalı ...’a yapılan usulüne uygun bir tebligat bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davada taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken taraf teşkili sağlamaksızın işin esası girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.