Esas No
E. 2022/1653
Karar No
K. 2022/1653
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/1653 - 2022/1280

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/06/2022

NUMARASI : 2022/17 E. - 2022/184 K.

GEREKÇE

1.Dava, tasarım ile ilgili YİDK kararının iptali, tasarım hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamından, davalı şirketin tasarım başvurusuna, dava dışı ...'ün kendi adına tescilli tasarımını mesnet göstererek itiraz ettiği, davalı Kurum tarafından bu itirazın reddi üzerine iş bu davanın davacı şirket tarafından açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekilince dava dışı ...’ün müvekkili şirketin çalışanı olduğu ve 21.01.2020 tarihli muvafakatname ile 2020/00500/1 sayılı tasarımın tüm haklarının müvekkili şirkete devredildiği ifade edilmiş ise de, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkının devirinin ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlı bulunduğu, oysa somut uyuşmazlıkta böyle bir devir olmadığı, ayrıca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 73. maddesinin de davacıya iş bu YİDK iptali davasının davacısı olma hakkını vermeyeceği anlaşılmıştır.

Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava YİDK iptali isteminin yanında hükümsüzlük istemini de içermektedir. Her ne kadar davacı şirket tarafından YİDK kararının iptali yönünde bir istemde bulunulamayacak ise de, davacı şirketin, subjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hali hazırda hukuken korunmaya değer yararının yani davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü için dava açmasında HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira tasarımlara ilişkin hükümsüzlük davası kural olarak menfaati olanlar tarafından açılabilecek olup (Cahit Suluk, Rauf Karasu, Temel Nal; Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2017, s.335), dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile iddialara göre davacının hükümsüzlük davası açmak için menfaatinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Oysa, mahkemece davacı tarafça açılmış olan hükümsüzlük davası yönünden herhangi bir delil toplanmadığı gibi olumlu veya olumsuz bir değerlendirme de yapılmamıştır. HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca da, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında hüküm kurulması gerekli olup, Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca da tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur.

HMK'nın 341. vd. maddelerinde bir kanun yolu olarak düzenlenen istinafın amacı, ilk derece mahkemesince verilen kararın denetlenmesi ve kararın yerinde görülmemesi halinde yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasıdır. Burada, temyizden farklı olarak ilk derece mahkemesi kararı yalnızca hukuka uygunluk yönünden değil maddi yönden de denetlenmektedir.

İlk derece mahkemesi kararı yerinde değilse kural olarak istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırması ve ilk derece mahkemesi yerine gerekirse yeniden yargılama da yaparak karar vermesi gerekir. Ancak,

HMK'nın 353/1-a. maddesinde düzenlenen yargılamaya ilişkin bazı temel usul hatalarının bulunması halinde ise istinaf incelemesi sonunda yeniden karar verilmesi söz konusu olmayıp, kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hali de düzenlenmiştir. Gerçekten de ilk derece mahkemesince, taraflarca gösterilen delillerin hiç değerlendirilmeden karar verilmesi ve delillerin ilk defa istinaf aşamasında değerlendirilmesi halinde taraflar, maddi vakıa denetimi yönünden iki dereceli incelemeden mahrum kalacak ve adil yargılanma hakkının unsurlarından olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecektir.

Somut olaya bu açıdan bakıldığında, davacı tarafın, hükümsüzlük davasına ilişkin olarak hiçbir delil toplanmamış ve değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, davacının hükümsüzlük davası için belirtilen iddiaları üzerinde durulup tüm delilleri toplanmak ve gerekirse YİDK iptaline ilişkin davanın iş bu davadan tefriki suretiyle oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

2.Kaldırma kararının niteliğine göre davacı ve davalı şirket vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı ve davalı şirket vekillerinin istinaf itirazların kabulü ile, Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/06/2022 tarih ve 2022/17 E. - 2022/184 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3.Davacı ve davalı şirket vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4.Davacı ve davalı şirket tarafından ayrı ayrı yatırılan 80,70'er TL maktu istinaf karar ve ilam harçlarının istek halinde davacı ve davalı şirkete ayrı ayrı iadesine,

5.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7.Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/10/2022 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2022

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog