Esas No
E. 2010/6336
Karar No
K. 2010/12225
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2010/6336 E.  ,  2010/12225 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara 5.Aile Mahkemesi

TARİHİ :9.2.2010

NUMARASI :Esas no:2009/1601 Karar no:2010/142

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 21.6.2010 günü temyiz eden davacı katılan Y. Y. vekili Av. H.. B. ve karşı taraf R. Y. ile vekili Av. E. G.. geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1.Dava; Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Vechelerine Dair Lahey Sözleşmesi ile 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun hükümlerine göre, 9.8.2001 doğumlu Melike Nur isimli çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesine ilişkin olup, sözleşme ve yasaya göre belirlenen merkezi makam adına, Cumhuriyet Savcısı tarafından davaname ile açılmıştır. Mahkemece; çocuğun babası ile annesi arasında görülmekte olan boşanma davasının yargılaması aşamasında, velayete yönelik geçici düzenleme yapıldığı gerekçe gösterilerek bu davanın boşanma dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanunun uygulanmasından doğan davalar adli tatilde görülebilir. İade davası ile velayet davası birleştirilmiş ise birleştirilen davalar tefrik edilerek öncelikle iade davası görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (5717 sayılı Yasa md.15-16) Boşanma ve fer'ilerine ilişkin dava ile iade davasının yargılama usul ve esasları farklı olduğundan bu yön dikkate alınmadan davaların birleştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2.Sözleşme ile merkezi makamlara yüklenen yükümlülükler (Sözleşme md.7) ve sözleşmenin uygulanmasını sağlamaya yönelik usul ve esasları düzenleyen 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun hükümleri gözetildiğinde (md. 7/2, 9/1, 17/2) davanın merkezi makam adına mahalli Cumhuriyet Savcısının katılımı ve huzuru ile görülmesi zorunludur. Bu hususunda gözetilmemesi doğru olmamıştır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2.bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 750.00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp Yıldız'a verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. 21.06.2010 (Pzt.)

                                         KARŞI OY YAZISI 5717 sayılı Kanunun 15.maddesinde yer alan hüküm; "iade davası ile velayete ilişin dava birleştirilmiş ise, birleştirilen davalar tefrik edilerek, öncelikle iade davasının görülüp sonuçlandırılacağına" ilişkindir. Aynı Yasanın 29.madesinin (1.) bendi de "..Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun aile hukukuna ilişkin hükümleri ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun......uygulanacağını" hükme bağlamıştır. Şu halde, birleştirme kararının tek başına temyiz edilip edilemeyeceği, açıklanan atıf nedeniyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre belirlenecektir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 48.maddesinin 2. fıkrası gereğince; aynı mahkemede görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki kararlar hakkında ancak hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebilir. Aynı yargı çevresinde aynı sıfat ve görevle kurulmuş bulunan birden çok mahkeme, davaların birleştirilmesi açısından aynı mahkeme sayılır. (14.2.1992 günlü 3/2 sayılı İçt.Bir.Kararı) Açıklanan hüküm ve sözü edilen içtihadı birleştirme kararı uyarınca aynı mahkemenin birleştirme kararı ancak hükümle birlikte temyiz edilebileceğinden davacının bu safhada temyiz hakkı bulunmamaktadır. Temyiz dilekçesinin bu sebeple reddi gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak etmiyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog