(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/9391 E. , 2012/17540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava iş kazasına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir. Davacının iş kazası sonucu %42,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 25, davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkeme, 95.014 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermiştir.Ayrıca hükümde davacı vekili yararına 12.770,85-TL vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” şeklindeki düzenlemesine ve davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan taraf yararına verilir kuralına(HUMK. m.416, M.417) aykırı biçimde davacı yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat üzerinden ayrı ayrı avukatlık ücreti takdiri yerine kabul edilen maddi ve manevi tazminatın toplam miktarı üzerinden davacı vekili yararına avukatlık ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı,
HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.