2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/15859 E. , 2012/22766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara 7. Aile Mahkemesi
TARİHİ :08.05.2012
NUMARASI :Esas no:2011/1642 Karar no:2012/685
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Boşanma davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK.md.168). Tercih hakkı davayı açana aittir.
Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK.md.19). 5490 sayılı Kanunun 7/g ve 50. maddesi gereğince kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerine bildirilmesi ve buna uygun adres kayıt sistemi tutulması zorunluluğu vardır. Merkezi adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (Nüfus Hizmetleri Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik md.13). Dosyadaki nüfus kayıt örneğinden davacı kadının boşanma davası açmazdan önce yerleşim yeri kaydını nüfus siciline Yenimahalle/Ankara olarak kaydettirdiği anlaşılmaktadır. Yasaya göre davacı kendi yerleşim yerinde de dava açabileceğine göre, dava doğru yerde açılmıştır. Yetkiye ilişkin itirazın açıklanan sebeple reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 27.09.2012 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI Ön inceleme duruşmasında tarafların yetki itirazı konusunda delillerini sunmaları (HMK md. 137) için işlem yapılmadan karar verildiği ve merkezi adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu için kesin delil olamayacağı konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kesin olmayan yetki itirazının bir ilk itiraz (HMK. md. 116/1-a) olduğunu, ilk itirazların bir ön sorun gibi incelenmesi ve karara bağlanması gerektiğini (HMK. md. 117/3) belirlemiştir. Ön sorunun incelenme yöntemi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164. maddesinde gösterilmiştir.Davalının yetki itirazı mahkemece ön sorun şeklinde incelenmeden karara bağlanmıştır. Bu nedenle, mahkemece davalının yetki itirazının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164. maddesinde gösterilen şekilde incelenerek gerçekleşecek sonucuna göre yetki itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru bulunmamaktadır. Hükmün bu sebeple bozulması düşüncesindeyiz.