Esas No
E. 2012/21065
Karar No
K. 2012/29813
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2012/21065 E.  ,  2012/29813 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Elazığ 1. Aile Mahkemesi

TARİHİ :23.09.2011

NUMARASI :Esas no:2009/320 Karar no:2011/459

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 20.06.2012 gün ve 21668-16855 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

Davacı tarafından kocası aleyhine açılan boşanma davası ile davalı tarafından açılan boşanma davaları birleştirilerek görülmüş; mahkemece; davacı (kadın)'ın boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, velayetin davacıya verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, davacı eş için yoksulluk, velayeti anneye bırakılan çocuk için de iştirak nafakasına hükmolunmasına, davacının manevi tazminat talebinin reddine, kocanın birleştirilen boşanma davasının reddine, davacı (kadın) tarafından eşyalar konusunda usulüne uygun dava açılmadığından bu talebinin reddine, alacağa ilişkin talebinin de sübut bulmadığından reddine karar verilmiş; hüküm; taraflarca temyiz edilmiş; Yargıtayca; davalı-davacı (koca)'nın tüm temyiz itirazları reddedilmiş; davacı-davalı (kadın)'ın mal rejiminin tasfiyesi ve eşya alacağına ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek; “tarafların boşanmalarına ilişkin kısmın temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği, bu durumda kadının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talebinin incelenebilir hale geldiği gözetilerek, bu hususta taraflara delil ibraz etmeleri için mehil verilip, gösterdikleri takdirde delilleri toplanıp, sonucuna göre bu talebin esası hakkında karar verilmesi gerektiği ve davacının eşya alacağı isteminin de miktar hakkında açıklama istenerek, adli yardım talebinin kabul edildiği de gözetilerek, eşya alacağına ilişkin talebinin esasının incelenmesi gerektiği” belirtilerek bu yönlerden karar bozulmuş, bozma kapsamı dışında kalan kısımlar onanmıştır. Yargıtay kararına karşı davalı-davacı (koca) vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

1.Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davalı-davacı (koca)'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin karar düzeltme isteğinin, Hukuk Usulü muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiç birine uygun olmadığından reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2.Davalı-davacı (koca) karar düzeltme talebine ilişkin dilekçesinde; davacının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir talebinin bulunmadığını, dolayısıyla bu yönde yapılan bozmanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eşya alacağıyla ilgili de; mahkemece 5.10.2010 tarihli oturumda davacıya bu konudaki talebine açıklık getirmesi için on gün kesin süre tanındığı halde, davacı vekilinin bu taleplerini açıklamadığını, dolayısıyla Yargıtay'ın bu konuya ilişkin bozmasının da doğru olmadığını ileri sürmüş ve kararın bozmaya ilişkin kısımlarının düzeltilmesini istemiştir.

Davacı-davalı (kadın)'ın boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde; müşterek ev eşyalarının davalı eşi tarafından satılabileceği ihtimali karşısında, bundan sonraki hayatında ihtiyacı olan eşyaların tarafına verilmesini ve davalı eşine ait evin alımı sırasında katkıda bulunduğunu, davalının bu konutu davadan önce satıp elden çıkardığını ileri sürerek, satmış olduğu daire parasından hakkına düşen miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini de istemiş, dava dilekçesinde müşterek ev eşyalarından hangilerini istediğini göstermemiştir. Karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan incelemede, gerçekten de mahkemece; 5.10.2010 tarihli oturumda, davacı-davalı (kadın) vekiline; eşyalar hakkındaki talebine açıklık getirmesi için on gün kesin süre verildiği, bu süre içinde davacı-davalı (kadın) vekilinin, iadesini talep ettiği müşterek ev eşyalarının hangileri olduğunu gösteren bir açıklamada bulunmadığı ve eşyalara ilişkin isteğini somutlaştırmadığı görülmüştür. Bu durumda eşyalar hakkında yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Öyleyse bu kısımla ilgili bozma kararı usul ve yasaya aykırı olup bu yöndeki bozma kaldırılmalıdır. Öte yandan, davacı-davalı (kadın)'ın katkıya ilişkin talebiyle ilgili de, tarafların delillerinin toplandığı, tekrar delil toplanmasının söz konusu olmadığı görülmektedir. Bu durumda, hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyizin şümulü dışında bırakılmak suretiyle usulen kesinleşmiş olduğuna göre, davacı-davalı (kadın)'ın mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talebinin esası hakkında toplanan deliller değerlendirilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekecektir. Durum böyleyken, mahkemece, bu yöndeki isteğin “boşanma davası sonuçlandıktan sonra hükme bağlanması gerektiğinden” bahisle reddedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki ilk incelemede bu yön de gözden kaçtığından hüküm açıklanan şekilde bozulmuş olmakla davalı-davacı (koca)nın bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin de kabulüne, Dairemiz ilamının 2. maddesinin (b) bendindeki bozma sebebinin kaldırılmasına, eşyalar konusunda mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün bu kısmının onanmasına; Dairemiz ilamının (a) bendindeki bozma gerekçesinin ise yukarıda açıklandığı gibi, “ toplanan deliler değerlendirilerek bu talebin esası hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır” şeklinde düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/I-4. maddesi gereğince davalı-davacı (koca)'nın Yargıtay ilamının bozmaya ilişkin kısımlarına yönelik karar düzeltme talebinin yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple KABULÜNE, Dairemizin 20.6.2012 tarihli ve 2011/21668 esas, 2012/16855 karar sayılı ilamının ikinci maddesinin (a) ve (b) bentlerindeki bozma sebeplerinin ve sonuç bölümündeki “ 2. (a) ve (b) bentlerde “ sözcüğünün KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin eşyalar konusunda verdiği hükmün de yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, Dairemiz ilamının ikinci maddesinin (a) bendindeki kaldırılan bozma gerekçesinin yerine “ Hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyiz edilmeyerek kesinleştiğine göre, davacı-davalı (kadın)'ın mal rejimin tasfiyesine ilişkin talebi incelenebilir duruma gelmiştir. O halde mahkemece, toplanan deliller değerlendirilerek, bu talebin esası hakkında hasıl olacak sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir” şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, mal rejimin tasfiyesine ilişkin kısmın değiştirilmiş bu şekliyle BOZULMASINA, davalı-davacı (koca)'nın kabul edilen kısımlar haricindeki yönlere ilişkin karar düzelştme isteğinin yukarıda (1.) bentte gösterişlen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 10.12.2012. (Pzt.)

 

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.