2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/19194 E. , 2012/30178 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tonya Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :07.01.2011
NUMARASI :Esas no: 2008/44 Karar no:2011/1
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesine dayalı manevi tazminat ve 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası isteğine yöneliktir. Davacı, davalı ile olan evliliğinin sona ermesinde kötü muamelede bulunan davalının kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Yerel mahkemece de davalının daha kusurlu olduğu gerekçesiyle isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiş bu karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki evliliğin Almanya Nütringen Sulh Hukuk (Aile) Mahkemesinin 6.3.2007 tarihinde kesinleşen 14 F 609/06 sayılı kararı ile feshine karar verildiği ve bu kararın Körfez Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 23.5.2008 tarihinde kesinleşen 2007/267 esas 2008/199 karar sayılı kararı ile tanındığı sabittir. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat isteyenin kişilik haklarının saldırıya uğraması ve boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşe göre kusursuz veya daha az kusurlu bulunması gerekmektedir. Yine Türk Medeni Kanununun 175. maddesi gereğince kusuru daha fazla olan eş lehine yoksulluk nafakasına da hükmedilemez.
Tanınmasına karar verilip kesinleşen, tarafların evliliğinin feshine dair yabancı mahkeme kararında; kocanın kadın tarafından art niyetli olarak aldatıldığı ve kadının hastalığını gizlediği gerekçeleriyle davacı kadının tamamen kusurlu kabul edilmiş olduğu görülmektedir. Tanıma işlemi, bir yabancı mahkeme ilamının "kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi" sonucunu doğurur (5718 sayılı MÖHUK.md.58). Evliliğin feshine ilişkin yabancı mahkeme ilamı Türk Mahkemesince de tanındığına göre, yabancı mahkeme ilamındaki bu kusur tespiti, artık Türk Mahkemesi bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücünü kazandığından; kusurun tamamen davalıda olduğu dışında bir sonuca ulaşılamaz. O halde, yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat ve yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13.12.2012 (Prş.)