Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/17055
Karar No
K. 2012/10502
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2011/17055 E.  ,  2012/10502 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının 1993 yılındna beri davalı şirketin çeşitli kademelerinde çalıştığını, Türkiye Batı Bölgeler Hediyelik ürünler satış sorumlusu iken sözleşmesinin feshedildiğini, davalı şirketçe davacıya baskı altında istifa dilekçesi imzalatırıldığını, davacıya istifa etmeleri karşılığından kıdem ve ihbar tazminatlarının da verileceğinin belirtildiğini, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedene dayanmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının işten ayrılma talebini şirketin satış bölümündeki çalışanlara ilettiğini, davalı şirketin davacıyı işten çıkarma gibi bir niyetinin olmadığını, iş sözleşmesine karşılıklı anlaşma sonucu son verildiğinin belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının kendi isteği ile işten ayrılmak isteği üzerine iş sözleşmesinin tarafların karşılıklı anlaşması ile feshedildiği, ancak davacının bu sözleşmeyi tazminatlarını alabilmek için baskı altında imzaladığı ve bu nedenle geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki iş ilişkisinin istifa suretiyle sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında İş Kanununda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, hak sahibine, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır.

İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. Şarta bağlı istifa kural olarak geçerli değildir. Uygulamada en sık karşılaşıldığı üzere işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi istifa olarak değil, olsa olsa ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde icap biçiminde değerlendirilmelidir.

Dosya içeriğine göre, davacının 12.01.2010 tarihli dilekçesi ile şirketteki haklarını almak kaydıyla ayrılmayı istediği, davalının da 12.01.2010 tarihli görüşme tutanağı ve fesih bildirimi yazısında işçinin kıdem ve ihbar tazminatları ve varsa sair haklarını ödemek suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesini kabul ettiği, davacının serbest iradesiyle istifasını talep ettiği, ayrılma dilekçesindeki imza ve yazısını inkar etmediği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında edinilen bilgi ve belgelere göre davacının iradesinin sakatlandığını gösterir bir bulguya da rastlanmamaktadır.

Davacı sözü edilen dilekçenin baskı altında alındığını belirtmiş ise de bunu yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlamış değildir. Davacının eğitim durumu, unvanı, kıdemi, tarafların iddia ve savunması, tanık anlatımları, dosyaya delil olarak sunulan belgeler, işçinin talebinin davalı tarafından kabul edilme yöntemi, taraflar arasında ikale sözleşmesine yönelik karşılıklı iradenin bulunduğunu göstermektedir. İş sözleşmesinin ikale ile son bulduğu hallerde işçi feshin geçersizliği ile işe iade talep edemez. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,

2.Davanın REDDİNE,

3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 21.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı Kanun 4857 sayılı İş Kanunu K4857 md.24 K4857 md.20
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog