Aramaya Dön

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/1023
Karar No
K. 2013/7380
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2012/1023 E.  ,  2013/7380 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kurum işleminin iptaliyle yersiz yapılan kesintilerinin ve ödenmeyen aylığın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R

Davacı, 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta iken 19.7.2006 tarihinde emekli olduğunu, emeklilik sonrasında Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde 12.2.2007 - 8.6.2007 tarihleri arasında vekil öğretmenlik yaptığını, vekil öğretmenlik yaptığı dönemde Milli Eğitim Müdürlüğünün çalışmaya başladığını davalı Kuruma bildirmemesi sebebiyle, emekli aylığının ödenmeye devam ettiğini, bu durumda emekli aylığının kesileceğini bilememesi sebebiyle aylık almaya devam ettiğini, sonrasında emekli aylığın kesilerek tekrar bağlandığını, Ekim/2007 ayına ait aylığını da alamadığını, zamanaşımının olduğunu, ileri sürerek, 15.2.2007-30.9.2007 tarihleri arasında ödenen emekli aylıklarının geri ödenmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile bu döneme ilişkin olarak çıkarılan borcu ve fer'ilerinin terkinine, bu işlemler nedeniyle maaşından yapılan haciz kesintilerinin faizi ile birlikte iadesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; Ekim/2007 ayına ait emekli aylığının faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum, işleminin dayanağının 5434 sayılı Yasanın Ek 11.maddesi olduğunu, davacının aylığının tekrar bağlanabilmesi için gerekli olan belgeleri Kuruma 2007 yılının 11.ayında ibraz ettiğinden, aylığın tekrar 11. ayda bağlanmış olması ve 30.9.2007 tarihine kadarki aylığının tekrar istenilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, 5434 sayılı Yasanın 121.maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 5 yıl olup, zamanaşımı iddiasının da yerinde olmadığını" ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, 5434 sayılı kanunun ek 11 maddesinin 1.fıkrasında, TC Emekli Sandığı Kanuna tabi daire, kurum ve ortakları ile bunların sosyal sigortalar kanununa tabi işyerlerinde emekliliğe tabi olmayan ücretli, geçici kadrolu veya yövmiyeli hizmetlere tayin edilen emeklilerin burada çalıştıkları sürece emekli aylıkları kesilir yönünde olduğundan, 15/02/2007-30/09/2007 tarihleri arasında kesilip geri istenmesinde de yasaya aykırı yön bulunmadığı gibi, zamanaşımıda söz konusu olamayacağından toplanan kanıtlara göre davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, öncelikle görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yasa'nın 101.maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. 5510 sayılı Yasa'nın "5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 4.maddesinin 4.fıkrasına göre "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır." 5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla iptal isteminin reddine karar vermiştir. Anayasa'nın 153/son maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi kararları ile ilgili doktrindeki ağırlıklı görüş; Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesinin de bağlayıcı olduğu yönündedir.

17.4.2008 günlü 5754 sayılı “Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Anayasa Mahkemesi’nin 15.12.2006 günlü, E.2006/111, K.2006/112 sayılı iptal kararı doğrultusunda 5510 sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanun’a eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacaklar ve bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devam edeceğinden bunlara ilişkin ihtilaflarda idari yargının görevli olmaya devam edecektir.

Öte yandan Uyuşmazlık Mahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas ve Karar sayılı kararında 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamında bulunan, emekli kamu personeli olan davacı tarafından açılan davanın, görüm ve çözümünün idari yargı yerinde görüleceği, 5510 sayılı bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği sonucuna varılmıştır.

Somut olayda uyuşmazlığın, davacının 19.7.2006 tarihinde Emekli Sandığından emekli olduktan sonra Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde 12.2.2007 - 8.6.2007 tarihleri arasında vekil öğretmenlik yapması nedeni ile emekli ayılğının 5434 sayılı Yasanın Ek 11.maddesi uyarınca kesilmesi gerektiği halde ödenmesi nedeni ile ödenen aylıkların iadesine ilişkin işlemin iptali ile Ekim/2007 ayına ait aylığınının ödenmesi istemine ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 11/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog