Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/8923
Karar No
K. 2012/18565
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/8923 E.  ,  2012/18565 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili davalı işverenin işyerinde yeni kadrolaşmaya gittiği için davacıyı müşteri faturaları bölümüne vasıfsız eleman pozisyonuna indirmek istediğini, tazminatlarını ödenmesini istifa dilekçesi vermesi şartına bağladığını, davacının tazminatlarını alabilmek için baskı altında istifa dilekçesi verdiğini, istifa dilekçesinin işveren baskısı nedeni ile geçersiz olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, feshin haksız olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının 3600 gün pirim ödeme günü ve 15 yıl sigortalılık süresini doldurduğundan kıdem tazminatını alarak iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davacının istifa dilekçesini kendi isteği ile vermediği, baskı altında verdiğinden istifa dilekçesinin geçerli olmadığı, feshin yazılı olarak yapılması ve fesih sebeplerinin açık ve kesin olarak gösterilmesi gereğine uyulmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmiştir.

Karar davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.

İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dosya içeriğine göre davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 10/04/2000 ile 31/07/2010 tarihleri arasında çalıştığı, en son Kredi Tahsilat ve Raporlama Şefi olarak çalıştığı, davacının işverene verdiği 31/07/2010 günlü dilekçe ile 3600 prim günü ve 15 yılını doldurduğundan dolayı kıdem tazminatını alarak işyerinden ayrılmak istediğine ilişkin dilekçe verdiği, davalı işveren tarafından davacının verdiği dilekçe üzerine 31/07/2010 tarihi itibariyle kıdem tazminatı alarak işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının işverene verdiği dilekçenin baskı altında verildiği gerekçesiyle iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği sonucuna varılmışsa da davacının Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne verdiği 01/07/2010 tarihli dilekçesine verilen 1475 sayılı Kanun'un 14/1-5. maddesine göre kıdem tazminatına hak kazandığına dair verilen cevabi yazı üzerine davalı işverene verdiği 31/07/20101 tarihli dilekçe ile emeklilik nedeni ile iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. İş sözleşmesi davacı tarafından emeklilik nedeniyle feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazlı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog