2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/12694 E. , 2012/17520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aksaray 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :25.03.2011
NUMARASI :Esas no:2010/433 Karar no:2011/243
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından ortak çocukların velayetleri, davalı-davacı kadın tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Toplanan delillerden davalı-davacı kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı hareketler içine girmesine karşılık; davacı-davalı kocanın da, eşini ailesiyle birlikte oturmaya zorladığı, eşine sürekli fiziksel şiddet uygulayıp en son olayda ise eşini hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafın eşit oranda kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin davalı-davacı kadının ağır kusurlu olduğuna yönelik kusur belirlemesi yerinde değilse de; verilen karar itibariyle doğru olmakla, boşanmaya ilişkin hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle (HUMK m. 438/son) onanmasına karar verilmesi gerekmiş ve mahkemece toplanan delillere, yapılan araştırmaya dayalı olarak usul ve yasaya uygun hüküm oluşturulduğu anlaşılmakla, davacı-davalı kocanın velayetlere ilişkin temyiz itirazları ile davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2.Yukarıda birinci bentte açıklandığı gibi taraflar eşit kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına ise manevi tazminata karar verilemez (TMK m. 174/2) Durum böyleyken; davacı-davalı koca yararına manevi tazminat takdiri isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
3.Davalı-davacı kadın eşinden şiddet görmüş, hastanede yoğun bakımda tedavi gördükten sonra ailesinin yanında kalmaya başlamıştır. Şiddet görerek ortak konuttan ayrılan kadın, eşinden ayrı yaşamakta haklıdır. Davalı-davacı kadın 14.06.2010 tarihinde kendisi ve çocukları için tedbir nafakasına hükmedilmesi talebiyle dava açmış, bu dava kocanın açtığı boşanma davası ile birleştirilmiştir. Davanın devamı süresince çocukların davacı-davalı koca yanında kalması nedeniyle çocuklar yararına tedbir nafakasına hükmedilmemiş ise de; ayrı yaşamakta haklı olan ve geliri bulunmayan davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına (TMK m.
197.hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.
4.Davalı-davacı kadının boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olmasına, ev hanımı olup boşanmayla yoksulluğa düşeceğinin gerçekleşmiş olması karşısında Türk Medeni Kanununun 175. maddesi gereğince davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdir edilmemesi de doğru değildir.
5.Davalı-davacı kadının nafakaların gelecek yıllardaki artış oranının belirlenmesine (TMK m. 182/2) yönelik isteği hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır (HUMK m. 74, HMK m.26).
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2,3,4 ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle manevi tazminat ve nafakalar yönünden davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran kadına geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.06.2012(Pzt.)