2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/11275 E. , 2012/30968 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Mut Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :13.12.2011
NUMARASI :Esas no:2011/212 Karar no:2011/634
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar ve velayet yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle, mahkemece her ne kadar davalı-davacı kadın ağır kusurlu olarak boşanmaya hükmedilmişse de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerle; davalı-davacı kadının eşine hakaret ettiği, davacı-davalı kocanın ise eşinin hastalığı ile ilgilenmediği ve birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken davalı-davacı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de tarafların eşit kusurlu olduğu gerçekleştiğine ve eşit kusur halinde de boşanma kararı verilmesine yasal bir engel bulunmamasına (TMK md. 166/1) göre; davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazların reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK md. 438/son) karar verilmesi gerekmiş; buna bağlı olarak davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Yukarıda 1. bentte açıklanan tarafların kusurlu davranışları karşısında; davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davası yönünden davalı-davacı ayrı yaşamakta haklı sayılır ve bu nedenle birleşen nafaka davasının kabulü ile davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi de doğru olmamıştır.