2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/22503 E. , 2013/25896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :21.09.2011
NUMARASI :Esas no:2010/1004 Karar no:2011/1177
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı koca tarafından, boşanma konusunda karar verilmemiş olması ve ziynetler yönünden davanın kabul edilmesi; davacı kadın tarafından ise, katılma yoluyla boşanma davası hakkında hüküm verilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davacı kadının katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Hüküm davalı koca tarafından temyiz edilmiş; davacı kadın da, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunmuştur. Davacı kadının 23.2.2012 tarihli katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinin, 10 günlük cevap süresi (HUMK.md.433/2) içerisinde verilmediği ve süresinde olmadığı anlaşılmakla süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a-Davacı kadın tarafından boşanma davası (TMK.md. 166/1) ve bununla birlikte ziynet eşyalarına yönelik alacak davası açılmıştır. Mahkemece ziynetlere yönelik karar verilmiş ise de boşanma davası hakkında bir hüküm kurulmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece boşanma davası hakkında olumlu yada olumsuz hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykın olup bozmayı gerektirmiştir (HMK.md.26). b-İadesine karar verilen ziynet eşyalarının cins, nitelik ve ağırlıklarının hüküm kısmında gösterilmemiş olması infazda tereddüt oluşturacak niteliktedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a-b bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kocanın ziynet alacağının esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple davacı kadının katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşıldığından REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.11.2013 (Pzt.)