Esas No
E. 2013/22392
Karar No
K. 2013/26052
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2013/22392 E.  ,  2013/26052 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Bakırköy 3. Aile Mahkemesi

TARİHİ :17.07.2013

NUMARASI :Esas no:2013/290

Taraflar arasındaki "boşanma" davasının yapılan muhakemesi sırasında mahkemece verilen "ihtiyati tedbirin kaldırılmasına" mütedair 11.07.2013 tarihli karar ile bundan sonra verilen "ihtiyati haciz talebinin reddine" dair karara itiraz üzerine tesis edilen "itirazın reddine" ilişkin 03.10.2013 tarihli ek karar, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1.Davacının talebi üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389'ncu maddesi gereğince tesis edilen ihtiyati tedbir kararı, davalının itirazı üzerine 11.07.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında kaldırılmış, kaldırmaya ilişkin bu karar davacı vekilinin yüzüne karşı verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine, itiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. (HMK.m.394/5) Kanun yoluna başvuru süresi, ilişkin olduğu kanun yolu için kanunda öngörülen süredir. İhtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin karar, temyiz edenin yüzüne karşı verilmiştir. Bu durumda bu kararın ayrıca tebliğine lüzum yoktur. Davacı, 11.07.2013 tarihli ek karara karşı on beş günlük süre içinde kanun yoluna başvurmamıştır. Bu halde, ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurma süresi geçirildiğinden davacının temyiz dilekçesinin bu yönden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2.Davacının, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyizine gelince;

a)Davacı, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasından sonra, bu defa, boşanma davası sonucunda lehine hükmedilmesi muhtemel olan tazminatı teminat altına almak amacıyla, davalının Ganyan bayiliği sebebiyle jokey kulübündeki hak ve alacakları ile sair teminatları üzerine ihtiyati haciz konulmasını istemiş, mahkemece, bu istek 17.07.2013 tarihinde "vadesi gelmiş ve doğmuş bir para alacağının mevcut olmadığı" gerekçesiyle reddedilmiştir. İhtiyati haciz talebinin reddi halinde, alacaklı kanun yoluna başvurabilir. (İc.İf.k.m.258/3) Hükümde öngörülen kanun yolundan kastedilenin temyiz yolu olduğu 4949 sayılı Kanunun Hükümet gerekçesinde açıklanmıştır. Şu halde temyizi kabil ve açık olan bir karara itiraz edilmesi üzerine, kararı veren mahkemenin bu itirazı esastan inceleyip reddetmesi usulen mümkün değildir. Bu bakımdan mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı itiraz edilmesi üzerine verdiği "itirazın reddine" dair 03.10.2013 tarihli karar mahkemenin yetki ve görevi dışında tesis ettiği bir karar niteliğinde olup, bu kararın bozularak kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin reddine dair karara karşı vaki itiraz, temyiz niteliğinde kabul edilerek incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir.

b)Davacının, boşanma davası içinde boşanmanın fer'i niteliğinde olan tazminat taleplerinin henüz karara bağlanmadığı doğrudur. İcra İflas Kanununa göre vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı, belli şartların varlığı halinde ihtiyati haciz istenebilir. (İc.İf.K.m.257) İhtiyati haciz talep eden, hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu ve teminat vermeye de mecburdur.(İc.İf.K.m.259) Alacak bir ilama müstenit ise teminat aranmaz. O halde, ihtiyati haciz talebinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı değerlendirilmeden teminat istenmesi de mümkün iken, talebin açıklanan gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2.) maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple ihtiyati haciz talebinin reddi kararına itiraz üzerine verilen "itirazın reddine" mütedair 03.10.2013 tarihli ek kararın bozularak KALDIRILMASINA, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair 17.07.2013 tarihli kararın yukarıda (2.) maddenin (b) bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, davacının ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair 11.07.2013 tarihli karara karşı temyiz talebinin, yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple "süre aşımından" REDDİNE, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi.12.11.2013(Salı)

KARŞI OY YAZISI İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun olması veya vadesi gelmemiş borç için ise İcra İflas Kanununun 257/2 maddesinde belirtilen şartların oluşması gerekecektir. Olayımızda, ihtiyati haciz kararı verilmesine gerekçe gösterilen alacak, taraflar arasında açılan boşanma davasındaki tazminat isteklerinden kaynaklanmaktadır. Boşanma davasının henüz sonuçlanmadığı, sonuçlansa dahi boşanmaya karar verilip verilmeyeceğinin belli olmadığı, hatta boşanma kararı verilmiş olsa dahi, maddi ve manevi tazminata (TMK.md.174/1-2) hükmetmek için boşanmaya neden olan olaylarda kusurun taraflardan hangisinde bulunduğunun tesbiti gerektiği, bu nedenle, bu kadar belirsiz bir alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma görüşüne katılmıyor, yerel mahkeme kararının onanmasını düşünüyorum. KARŞI OY YAZISI Davacının talebi üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389'ncu maddesi gereğince tesis edilen ihtiyati tedbir kararı, davalının itirazı üzerine 11.07.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin huzurunda kaldırılmış, karar davacı vekili tarafından 10.10 2013 tarihinde temyiz edilmiştir. İhtiyati tedbir kararının HMK.'nun 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin müstakil bir karar yazılmadığı ve bu kararın taraflara usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. 1982 Anayasasının 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin müstakil bir karar yazılmadığına göre, bu durum HMK.'nun 391/2'ye aykırı olup, böyle bir kararın temyizinden bahsedilemeyeceği gibi temyiz edilse de temyiz denetimi mümkün değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlanmıştır. Bu Kanunun 432. maddesine göre temyiz süresi 15 gün olup bu süre temyize konu kararın tebliğinden itibaren işler. İhtiyati tedbir kararlarına ilişkin temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağına dair özel düzenleme de bulunmamaktadır. O halde davacının ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin karara yönelik temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz incelemesi yapılması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun 1. bentteki görüşüne katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.