2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/13347 E. , 2013/26271 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Erzin Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :15.01.2013
NUMARASI :Esas no:2011/381 Karar no:2013/18
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından kusurlu kabul edilmesine ilişkin gerekçesi, velayete ilişkin düzenleme ve davacı lehine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı vekili, davaya süresinde cevap vermiş, 12.01.2013 tarihli cevap dilekçesinde "tanık" deliline dayanmış, aynı dilekçesinde tanıklarının isim ve adreslerini de göstermiş, gösterdiği iki tanığın davetiye gideri olarak ( 14.00 TL. lık) posta pulunu da dilekçesine eklemiştir.
Davalı vekili, 18.09.2012 tarihli ön inceleme duruşmasına mazeret bildirmiş, mazeretinin kabulü veya reddine ilişkin bir karar verilmeksizin, aynı oturum tahkikat aşamasına geçilmesine karar verilmiş, tahkikat için belirlenen 18.12.2012 tarihli duruşma gününe davalı vekili davet edilmiş, ancak gelmemiştir.
Davalı vekilinin katılmadığı tahkikat duruşmasında mahkeme; "davalı tarafa, bildirmiş olduğu tanıklarını hazır etmesi için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, şayet hazır edemeyecek ise davetiye çıkartılmasına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına, aksi takdirde tanıklarının dinlenmesinden vazgeçileceğine" şeklinde ara karar oluşturmuş, bu sebeple duruşma 15.01.2013 gününe bırakılmıştır. Yokluğunda verilen bu ara kararı davalı vekiline tebliğ edilmemiştir. Başka bir ifade ile davalı vekilinin sözü edilen ara kararından haberi bulunmamaktadır. Bu bakımdan sözü edilen ara kararı davalının tanık dinletme hakkını düşürmez. Kaldı ki, davalı, cevap dilekçesiyle tanıklarının davetiye masrafını pul olarak vermiştir. Öyleyse davalının verdiği davetiye tebligat gideri kullanılarak, bunun yeterli görülmemesi halinde ilave delil avansı istenebileceği gözetilerek, tanıkları usulünce davet edilip dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek kusur oranları tespit edilmeli ve boşanmanın sonuçları buna göre karara bağlanmalıdır. Bu yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.