2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/4828 E. , 2012/7614 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :01.04.2009
NUMARASI :Esas No:2009/252 Karar No:2009/462
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 06.06.2011 gün ve 9278 - 9854 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1.Davacı karar düzeltme talebinde bulunmuş, yasal süre geçtiğinden bahisle mahkeme bu isteği reddetmiş, bu kez davacı mahkemenin redde ilişkin bu kararını temyiz etmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı Yasayla değişik 432. maddesi, temyiz süresinin geçirilmesini düzenlemektedir. Bu gibi hallerde, mahalli mahkemenin temyiz isteğinin reddine karar vereceği, bu ret kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Karar düzeltme dilekçesinin süresinde verilip verilmediğini inceleme ve süresinde değil ise bunu reddetme görevi mahalli mahkemeye ait değil, temyizi inceleyen Yargıtay'ın ilgili Dairesine aittir. Bu itibarla, mahalli mahkemece verilen "karar düzeltme talebinin süresinde olmadığından reddine" ilişkin 5.12.2011 tarihli karara yöneltilen temyiz sebepleri yerinde görülerek, kaldırılmasına ve karar düzeltme dilekçesinin incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Düzeltilmesi istenen Yargıtay bozma kararı, düzeltme talebinde bulunan davacıya Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 15.11.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, tebliğ mazbatasında; tebliğ memurunun muhatapla ilgili kimden bilgi aldığına, bilgi verenin imzadan imtina edip etmediğine, etmemiş ise imzası ve buna ilişkin açıklama ihtiva etmediği gibi tebligatı yapan memurun adı ve soyadı da yazılı olmadığından (Teb. K. md. 23/7-8) yapılan tebligat usulsüz olup, davacının karar düzeltme talebi süresinde kabul edilmiş ve işin esası incelenmiştir.
Boşanma davası, kadın tarafından açılmış mahkemece tarafların boşanma ve fer'ileri konusunda anlaşmaları üzerine Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının anlaşmalı boşanma hükmünü temyiz etmesi, Dairemizce "davadan feragat" niteliğinde görülerek bu husus dikkate alınarak karar verilmek üzere hüküm bozulmuştur. Davacı karar düzeltme talebinde bulunmuş, temyiz dilekçesindeki ileri sürdüğü sebeplerin davadan feragat niteliğinde sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, davadan feragat yönünde bir beyan ve iradesinin olmadığını belirterek kararın düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur. Bu istek üzerine yeniden yapılan incelemede; davacının boşanma davasından feragat ettiğine ilişkin temyiz dilekçesinde açık bir beyanının bulunmadığı görülmüştür. Dilekçede karardan sonra davalı kocanın bir başka kadınla ilişkisinin olduğunun öğrenildiğini bildirerek maddi ve manevi tazminat isteklerinin karşılanması halinde boşanmak istediğini bildirdiği görülmektedir. Davacının temyiz dilekçesindeki bu açıklamalarında, davadan feragata ilişkin açık bir beyan bulunmadığına göre, temyiz isteği anlaşmalı boşanma yönündeki iradesinden dönme niteliğinde kabul edilmelidir. Anlaşmalı boşanma yönünden oluşan hüküm, kesinleşinceye kadar davacı bu yöndeki iradesinden dönebilir. Böyle bir durumda davadan feragat edildiğine ilişkin açık bir irade beyanı bulunmadıkça, davaya Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi çerçevesinde devam edilmesi gerekir. Öyleyse taraflardan delilleri sorulup, göstermeleri halinde toplanması ve delillerin Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu yönde işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda l. bentte gösterilen sebeple yerel mahkemenin 05.12.2011 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/I-4. maddesi gereğince davacının karar düzeltme talebinin yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple KABULÜNE, Dairemizin 06.06.2011 tarihli 2010/9278 esas, 2011/9854 karar sayılı kararındaki bozma sebebinin KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının yukarıda 2. bendin ikinci paragrafında gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.29.03.2012 (Per.)