(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/10696
- Karar No
- 2009/1246
- Karar Tarihi
- 05.02.2009
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/10696 E. , 2009/1246 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalılar,murisleri ...'in ... Ltd.Şti. de gemi adamı olarak çalışırken işveren tarafından iş akdinin feshedildiğini,işçilik alacaklarının tazmini için davalı avukata vekaletname verdiğini,davalı avukatın murisin vekili sıfatıyla işveren aleyhine ... Iş Mahkemesine 2003/1047 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, davanın devamı esnasında davalı avukatın işveren ile sulh olarak davadan feragat ettiğini, sulh olduktan sonra murisi arayarak sulh olunan kı dem tazminatı,ihbar tazminatı, izin ücreti ve fazla mesai ücreti miktarlarını bildirdiğini, bildirilen miktarlara göre 30.074.648.708 TL tahsilat yapıldığı gözükmesine rağmen 27.551.651.231 TL tahsilat yapılmış gibi hesap yaparak 2.522.997.477 TL eksik ödeme yaptığını,ayrıca 4.867.642.267 TL vekalet ücreti kesintisi yaptıktan sonra 15.937.788.112 TL ödeme yaptığını, işverenin haricen murise 6.746.220.852 TL ödeme yaptığını, muris ile davalı arasında vekalet ücret sözleşmesi yapılmadığını,bu durumda vekalet ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerektiğini, tarifeye göre 2.240.000.000TL olması gerektiği halde 2.627.642.267 TL fazla ücret tahsil edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere eksik ödenen 2.522.997.447 TL ve vekalet ücretı olarak fazla alınan 2.627.642.267 TL olmak üzere toplam 5.150.639.714 TL nin 03.03.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı-karşı davacı,davanın reddini dilemiş, davacıların murisi ... adına işveren aleyhine ... İş Mahkemesine 2004/144 esas sayılı dava açtığını, bu davada başka avukatlara vekalet vermiş olmaları nedeniyle çekilmek zorunda kaldığını ileri sürerek, vekalet ücreti olarak 3.796.044.835 TL nin davacı-karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece,asıl davanın esastan, karşı davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmiş;hüküm,davacı-karşı davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalıların aşağıdaki bent1erin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dosya kapsamına göre davalı vekilinin dava dışı işveren ... Ltd.Şti. ile müvekkili olan davacı-davalıların murisi ... lehine işçilik alacaklarına karşılık toplam 30.074.648.708 TL üzerinden sulh anlaşması yaptığı, 6.746.220.852 TL nin doğrudan işveren tarafından, 15.937.788.112 TL nin ise davalı tarafından muris ...'e ödendiği, davalı tarafından tahsil edilen miktardan KDV dahil 4.867.642.267 TL vekalet ücreti kesildiği anlaşılmakta olup mahkemenin kabulü de bu doğruItud~dır.Buna göre davalı tarafından eksik ödeme yapıldığı anlaşıldığına göre bundan davalı vekiliitsorumlu olduğu gözetilerek oluşan sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3.Taraflar arasında yazılı avukatlık ücret sözleşmesi yoktur.Davalı avukatın diğer müvekkilleri ile yazılı sözleşme yapmış olması davacı tarafı bağlamaz.Bilindiği üzere, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 2.5.2001 tarihinde 4467 sayılı Yasa, 13.1.2004 tarihinde de 5043 sayılı Yasa ile değişikliğe uğramıştır. 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı Yasanın 7.maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır" hükmünü içeren geçici 21.madde, Anayasa Mahkemesince 7.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.Dava konusu olayda taraflar arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığına göre, az yukarda açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın çözümünde, sözleşme ilişkisinin kurulduğu, avukatlık hizmetinin verildiği, dava tarihi olan 17.12.2003 tarihi itibariyle yürürlükte olan 1136 sayılı Yasanın, 2.5.2001 tarihinde 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonraki, ancak 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki hükümlerinin esas alınması gereklidir. Anılan yasanın 4467 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonraki 164. maddesinin 4. fıkrasında " Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu hallerde değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde ise asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın sonucuna ve avukatın emeğine göre değişmek üzere ücret anlaşmazlığı tarihindeki dava değerinin yüzde beşi ile yüzde on beşi arasındaki bir miktar, avukatlık ücreti olarak belirlenir." Hükmü bulunmakta olup, davalının vekil olarak görevini ifa ettiği dava konusu, değeri para ile ölçülebilen işlerden olduğundan, mahkemece dava tarihindeki dava değerinin yüzde beşi ile onbeşi arasında takdir edilecek vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4.Anayasa'nın 73. md. gereğince vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulması zorunludur. Anayasa'nın açıklanan bu hükmü uyarınca kanuni dayana.madan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile vergi konulmasına imkan olmadığı gibi, i. Kanunu'nun 20/4. md. karşısında belli bir tarifeye göre alınan ücrete KDV'nin dahilolması gerekir.Mahkemece yapılan hesaplamada yalnızca tarife uyarınca vekalet ücreti takdir edilip hesaplanması gerekirken, ayrıca KDV'nin de hesaba dahil edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.