Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/10572
Karar No
K. 2010/13702
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2010/10572 E.  ,  2010/13702 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında, ... İli, ... İlçesi, . Köyü 155 ada 18 parsel sayılı 9942,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden Fındık bahçesi niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir.

Davacı ... Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu . Köyü 155 ada 18 numaralı parselin kadastro tutanağının iptali ile orman vasfı ile ... Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. 25/08/2009 tarihinde yapılan 1. Keşif sonrası alınan Orman bilirkişisi ...’ın raporunda, “çekişmeli taşınmazın 1957 tarihli memleket haritasında doğusunda şerit halinde ormanlık alan, geri kalan % 95 oranının da açık alan olarak görüldüğünü, 1984 tarihli memleket haritasında ise batısında dil şeklinde uzanan yeşil renkli alanın bulunduğunu, bu alanında taşınmazın toplam yüz ölçümünde % 5’lik kısma isabet ettiğini ve % 95 oranında açık alan olduğunu” belirterek davaya konu çekişmeli taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğunu ifade etmiştir. 15/05/2010 tarihinde yapılan 2. Keşif sonrası alınan Orman Bilirkişi Volkan Başoğlu’nun raporunda ise; “çekişmeli taşınmazın 1957 yılı memleket haritasında doğu yönünden kısmen yeşil renkle gösterilen ve üzerinde yapraklı orman ağacı rumuzu belirlenen orman sayılan alanda, kısmen de açık renkle gösterilen ve Orman sayılmayan alanda kaldığı, 1984 tarihli memleket haritasında ise, parselin tamamının üzerinde orman örtüsü olmayan, açık renkle gösterilen orman sayılmayan alanlar içerisinde kaldığı, eğimin yüksek olduğu, çevresindeki eylemli ormanla bütünlük oluşturduğu” belirtilerek taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu ifade edilmiştir.

Ayrıca; her iki orman bilirkişisinin raporlarına ek olarak sundukları, eski tarihli memleket haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek yaptıkları çakıştırmada da dava konusu taşınmazı farklı yerlerde göstermişlerdir. Bu şekilde orman bilirkişi raporları çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durulup çelişki giderilmemiştir. Belirtilen çelişkili durum nedeniyle karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, birbiri ile çelişen bilirkişi ve krokilerine dayanılarak hüküm kurulamaz.Öte yandan; Tapu Sicil Müdürlüğünün 08/04/2010 tarihli yazısında dava konusu taşınmaza komşu olan 155 ada 19 ve 155 ada 17 parsellerin davalı olduğu bildirilmiştir. Çekişmeli taşınmazın batı komşusunun 157 ada 1 sayılı orman parseli olduğu gözetildiğinde, doğu komşusu olan 155 ada 17 sayılı parselin niteliğinin dava konusu taşınmaz bakımından önem arz ettiği gözönünde bulundurularak söz konusu davaların birleştirilerek birlikte görülmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalıdır.Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve amenajman planı uygulanarak çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.Mahkemece; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 2 orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde 2 orman mühendisi bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; ... ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (... veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, çekişmeli yerin çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazın etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Ayrıca; kabule göre de davanın kabul edilmesi halinde kadastro tespitinin iptaline şeklinde hüküm kurulması gerekirken, “tutanağın iptaline” denilmiş olması da doğru değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K5658 md.45 K5304 md.14 K3402 md.4 K5658 md.1 K6831 md.2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog