Esas No
E. 2022/1369
Karar No
K. 2022/18487
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2022/1369 E.  ,  2022/18487 K.

"İçtihat Metni"KARAR

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.12.2021 tarih ve 2020/15906 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.01.2022 tarih ve KYB-2021/154492 sayılı ihbarname ile;

Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1 ve 52. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 10.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2014 tarihli ve 2013/331 esas, 2014/10 sayılı kararının "Dosyanın diğer sanığı ... tarafından Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2014 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 14/06/2017 tarihli ve 2017/12707 esas, 2017/15217 karar sayılı ilamı ile 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2017/378 esas, 2017/527 sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-l maddesinde düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçu oluşturup oluşturmadığı hususunda değerlendirme yapma yetkisi ile görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2018 tarihli ve 2017/476 esas, 2018/6 sayılı kararı ile karşı görevsizlik vermesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/3815 esas, 2918/4017 sayılı ilamıyla Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması akabinde, sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli ve 2019/35 esas, 2019/363 sayılı kararı ile katılan ve sanık arasındaki olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle sanığa yüklenen suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, diğer sanık ... ile birlikte Menderes ilçesinde oto alım satım işi ile uğraşan sanık ...'ın, olay tarihinde katılandan ... marka aracı 6.000,00 Türk lirası bedel karşılığında satın aldıkları, katılanın da daha sonra sanıklardan 18.500,00 Türk lirası karşılığında ... marka araç satın aldığı, buna ilişkin olarak dosyada fotokopisi bulunan oto satış sözleşmesi düzenledikleri, sanıklara 10.000,00 Türk lirası peşinat veren ve bakiye 8.500,00 Türk lirası için aralarında senet düzenleyen katılanın, sanıklara sattığı aracın Menemen Trafik Tescil Denetleme Müdürlüğü'nce bağlanması nedeniyle aracın satışını veremediği ve bunun üzerine katılanın aracını geri aldığı, yine sanıkların da katılana sattıkları aracı geri isteyip aldıkları olayda, katılan tarafından, sanıkların kendi araçlarını katılandan geri isterken kendilerini kamu görevlisi olarak tanıttıkları iddia edilen olayda;

1.Sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-l maddesinde düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçu oluşturup oluşturmadığı hususunda değerlendirme yapma yetkisi ile görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2.Kabule göre de, sanıkların kendilerini kamu görevlisi olarak tanıttıklarına dair katılanın soyut beyanından başka bir delil bulunmadığı gibi, olayın hukuki mahiyet arz ettiği gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden" bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla, Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için, hâkim veya mahkemeler tarafından verilen hüküm ve kararların, istinaf veya temyiz incelenmesinden geçmeksizin usulüne uygun şekilde kesinleşmesinin gerektiği, bozma istemine konu sanık ...'ün TCK'nin 157/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000 T.L adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli, 2013/331 Esas ve 2014/10 Karar sayılı ilamı, belirtilen sanık yönünden 18.03.2014 tarihinde kesinleştirilmiş ise de, sanığın 31.07.2015 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, Mahkemenin 31.07.2015 tarihli, 2013/331 Esas ve 2014/10 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz talebinin reddine karar verildiği, ek kararın sanığa 06.08.2015 tarihinde tebliğini müteakip, sanık tarafından 10.08.2015 tarihli dilekçe ile ek kararın da temyiz edilmesi nedeniyle, ret kararına karşı temyiz incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu, talebe konu ilamın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, temyiz yasa yolu sonuçlandırılmadan bu haliyle kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; ihbarnamedeki bozma isteminin CMK’nin 309. maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 07.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog