(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/13242 E. , 2012/5918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının şoför olarak çalıştığını, 2008 yılı kasım ayında şoförlüğünü yaptığı aracın yükleme işini de kendisi yaptığından yorgun şekilde yola çıkması sebebiyle kaza yaptığını, bu kaza sonrasında müvekkilinin yardımcı şoför olarak çalıştırıldığını, müfettişlerin işverene % 70 kusur vermesi üzerine işverenin işçiye karşı hasmane tutum içine girdiğini, sonrasında işyerinde işçilerin sendika üyesi olmaya çalışmaları hususunun müvekkili tarafından örgütlendiği ve onların içine katılması sebebiyle hedef haline geldiğini bunun üzerine de işverence iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının irsaliye fotokopisini çekmesinin sebebinin kendisinin şoför yardımcısı olarak tutanağa yazılmasından kaynaklandığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, şoför olarak çalışan davacının ticari sır niteliğindeki bazı belgeleri çoğaltarak yanına aldığını şirketin işçilerinin hakkını savunmadığını söyleyerek şirket çalışanlarını kışkırttığını 2008 yılında çıktığı sevkiyat sırasında tamamen kendi kusurundan kaynaklanan bir kaza yaptığını bu sebeple işten çıkartıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, araçla kaza tarihinin 2008 yılı olup, bu kazadan sonra şoför yardımcısı olarak çalıştırılan davacının işten çıkartılış sebebinin bu olmadığı, diğer işçileri kışkırttığı yönünde tutanak tutulup savunması istendiği, ancak vermediği yazılı olduğu halde bu tutanakta imzası bulunan tanıkların sadece davacının servis aracında işe giderken aynaya bakarsanız beni görürsünüz dediğini duyduklarını, işten çıkartılış sebebini bilmediklerini söyledikleri, davacının irsaliye çoğalttığı için işten çıkartıldığı yönündeki iddianın savunmanın ise davacının işten çıkartmaya bir sebep arama maksadı ile yapıldığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, şoför olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, Ağustos 2008 ayında ihmali sebebiyle kaza yapıp aracın pert olmasına sebep olmasına rağmen iş sözleşmesinin devam ettirildiği, gösterilen toleransa rağmen olumsuz davranışlar içine girmesi, 21.03.2010 tarihinde sevkiyat sırasında irsaliyeden izinsiz olarak fotokopi alması, delil olarak kullanacağını arkadaşına beyan ettiği, savunmasında da eylemini kabul ettiği, çalışma arkadaşlarına şirket hakkında olumsuz beyanda bulunması sebep gösterilerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi gereği feshedilmiştir. Belirtilen kaza olayı mahkemenin de gerekçesinde belirtildiği gibi Ağustos 2008 ayına aittir, fesihten çok öncedir ve devamında davacı şoför yardımcısı yapılmıştır. Fesih bildiriminde sebep olarak gösterilen, çalışma arkadaşlarına şirket hakkında olumsuz beyanda bulunması olayı için tutulan 21.03.2010 tarihli tutanak dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkemece söz konusu tutanak imzacıları tanık olarak re'sen çağırılarak dinlenmeli, içeriklerinin doğru olup olmadığı araştırılmalı ve olay kuşkuya yer vermeyecek biçimde aydınlatılarak, diğer delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.03.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY Dava, iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçinin feshin geçersizliğine karar verilmesi istemine ilişkindir. Davalı işveren, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde şoför olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işe girdiği tarihten beri çok kez hata yaptığı, Ağustos 2008 tarihinde ihmaliyle sebep olduğu kaza sonucu aracın pert olduğu, 21.03.2010 tarihinde sevkiyat sırasında izinsiz olarak fotokopi aldığı, çalışma arkadaşlarına şirket hakkında olumsuz beyanlarda bulunduğu gerekçesi ile 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e maddesi gereğince feshedildiği bildirilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesine göre feshin geçerli nedene dayandığının ispat yükü işverene aittir. Davalı işveren bu konuda işyerinde düzenlenen 21.03.2010 tarihli tutanağa ve tanık anlatımlarına dayanmıştır. Dinlenen davalı tanıklarının ikisi tutanak düzenleyicisi olup, davacının irsaliye fotokopisini fesihten iki ay önce aldığını, ancak bunun duyumdan ibaret olduğunu, yaptığı kazanın ise fesihten yaklaşık iki buçuk yıl önce meydana geldiğini açıklamışlardır. Tutanak içeriği tam olarak doğrulanmadığı gibi davalı tanıklarınca fesih nedeni konusunda görgüye dayalı somut açıklamalarda bulunulmamıştır. Sayın çoğunluk tutanak tanıklarının dinlenmesi suretiyle olayın aydınlatılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması yönünde görüş ortaya koymuş ise de, davalı tarafça tanık listesinde gösterilmeyen tanıkların dinlenmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen “taraflarca getirilme ilkesi”ne aykırı düşer. Anılan hükme göre kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Maddede dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisi vurgulanmıştır. Somut olayda feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur. Bu nedenle hâkimin re’sen delil toplama yetkisinden söz edilemez. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesinde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgilidir. Somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus bulunmamaktadır. Dosyada mevcut maddi ve hukuki delillere göre davacının iş sözleşmesinin geçerli nedene dayandığı davalı işverence kanıtlanmamıştır. Bu nedenle kararın onanması gerektiği görüşü ile bozma yönündeki sayın çoğunluğu kararına katılamıyorum.