2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/11604 E. , 2012/31898 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Burdur Aile Mahkemesi
TARİHİ :4.4.2011
NUMARASI :Esas no:2011/342 Karar no:2011/127
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, nafakalar, ziynetler ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Davalı-davacı kadının nafakaların ileriki yıllarda artışıyla ilgili olarak talebi olmadığı halde, talep aşılarak müşterek çocuk ve davalı-davacı kadın için takdir edilen nafakaların ileriki yıllarda TÜFE oranında artırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Mahkemece aynen iadesi, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedellerine hükmedilen ziynetlerin ayrı ayrı bedelleri karar yerinde gösterilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.