(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/6575 E. , 2012/11153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı İstanbul Ulaşım San. ve Tic. A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 15/12/2008-31/12/2009 tarihleri arasında davalı alt işverenin Zeytinburnu hattındaki işyerinde hat bakım elemanı olarak çalıştığını, davalılar arasında muvazaalı bir ilişki bulunduğunu, iş sözleşmesinin davalı alt işveren ... Teknik Hizmet İnşaat Şirketi tarafından alt işverenlik sözleşmesinin sona erdiği gerekçesi haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliği ile müvekkilinin işe iadesini, işsiz kaldığı döneme ilişkin olarak dört aylık brüt ücretinin ve işe iade kararı verilip işe başlatılmaması durumunda sekiz aylık brüt ücret tutarında tazminatın hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı İstanbul Ulaşım Şirketi vekili, davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, iş sözleşmesinin alt işverenlik sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle diğer davalı şirket tarafından sona erdirildiğini, davalılar arasında muvazaalı bir alt işverenlik ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Teknik Hizmet İnşaat Şirketi davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olduğu, alt işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı İstanbul Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında, davalı ... Teknik Hizmet İnşaat Şirketi'nin işyeri ya da işyerlerinde otuz veya daha fazla işçinin çalışıp çalışmadığı ve bu bağlamda davacının iş güvencesinden yararlanıp yararlanmadığı uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. İş güvencesi kapsamı belirlenirken alt işverenin işçileri kendi işvereni bakımından hesaplamaya katılır.
Somut olayda, mahkemece öncelikle davalı alt işverenin aynı iş kolundaki bütün işyerlerinde fesih tarihi itibariyle çalışan işçi sayısının araştırılıp tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.