2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/9717 E. , 2012/18483 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Niğde 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :30.09.2010
NUMARASI :Esas no:2009/315 Karar no:2010/571
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 09.02.2012 gün ve 21762-2185 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece “davalının ağır kusurlu” olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davalı yararına aylık 150 TL.tedbir nafakasına hükmedilmiş, davalının temyizi üzerine hüküm Yargıtay’ca 09.02.2012 tarihinde onanmıştır. Onama kararına karşı davalı süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Davalı karar düzeltemeye ilişkin 09.05.2010 tarihli ek dilekçesinde, davacı eşinin boşanma davasının devamı sırasında bir başka kadınla birlikte yaşamaya başladığı ve bu birliktelikten 26.10.2011 doğumlu çocuğunun olduğunu” ileri sürmüş bu iddiasının dayanağı olarak 04.05.2012 tarihli nüfus kayıt örneğini sunmuştur. Sunulun davacıya ait nüfus kayıt örneğinden anne adı Sevim olan 26.10.2011 doğumlu E.isimli çocuğun 31.10.2011 tarih ve 35065 nolu tanıma senedi ile davacı koca tarafından tanındığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından tanındığı anlaşılan E.’nun doğum tarihi taraflar arasındaki boşanma davasının devam ettiği süre içindedir. Bu durumda davacı kocanın evliliği devam ederken sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ederek bir başka kadınla ilişkiye girdiğinin kabulü gerekir. Türk Medeni Kanununun 185/3. maddesinde yer alan “eşlerin sadakat yükümlülüğü” evliliğin devamı süresince geçerlidir. Bu yükümlülük, boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar devam eder. Dolayısıyla boşanma davası sürerken de olsa, eşlerin bu yükümlülüğü ihlal eden davranışları kusur teşkil eder ve boşanmada ve boşanmanın sonuçlarında dikkate alınır. Bu bakımdan boşanma davası sırasında ortaya çıkan bu yeni hadisenin üzerinde durulup, toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, tarafların kusurlarının ve boşanmanın sonuçlarının buna göre belirlenmesi gerekir. Öyleyse davalının karar düzeltme talebi yerinde olup kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, davalının ileri sürdüğü hadiseye ilişkin tarafların gösterecekleri deliller toplanarak, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek tarafların kusur durumlarının ve boşanmanın sonuçlarının hasıl olacak sonucuna göre belirlenmesi ve buna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-442. maddeleri gereğince davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 09.02.2012 tarihli 2010/21762-2012/2185 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararınının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.03.07.2012 (Salı)