(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/7389 E. , 2011/12739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin meslek hastalığı sonucu ölümünden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacı murisinin yakalandığı meslek hastalığı sonucu öldüğü iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece 22/07/2010 tarihli duruşmada ... Verem Savaş Hastanesi yazı cevabı geldiğinde dosyanın murisin ölümünün meslek hastalığı sonucu olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmek üzere YSK'ya gönderilmesine karar verildiği, 28/10/2010 tarihli duruşmada, ... Verem Savaş Hastanesinden yazı cevabı geldiği ve önceki ara kararı doğrultusunda dosyanın YSK'ya gönderilmesine karar verildiği ve en son 02/12/2010 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile davacı vekiline dosyanın YSK'ya gönderilmesi için gerekli 20,00 TL posta masrafını 15 gün içerisinde mahkeme veznesine yatırmak üzere kesin mehil verilmesine, kesin mehile uymadığı taktirde YSK'dan rapor aldırılmasına yönelik taleplerinden vazgeçmiş sayılacaklarına ve mevcut duruma göre yargılamaya devam olunup sonuca gidilmesine karar verildiği, davacı vekilince belirtilen kesin süre içerisinde gerekli masraf yatırmadığından davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İş ve Sosyal güvenlik hukuku ile ilgili düzenlemeler nitelikçe kural olarak kamu düzeniyle ilgilidir. Bu bakımdan, raporlarının alınması ve sair hususların incelenmesi davanın niteliği gözönünde tutularak, giderek gerçeğin saptanması yönünden tarafların istemlerine bakılmaksızın hakimin görevi gereğince resen yerine getirmesi gereken hususlardandır. Bu nedenle, somut olayda; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 415. maddenin öngördüğü prosedür işletilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği açık-seçiktir. Kendiliğinden yapılması gereken işlemlerde HUMK.’un 415. maddesi uyarınca giderlerin taraflardan birine veya her ikisinin ödemesine karar verilebilir. Belirlenen süre içinde işleme ait gider ödenmez ise ilerde ilgilisinden alınmak sureti ile Devlet Hazinesi’nden (Cumhuriyet Başsavcılığı suçüstü ödeneğinden) ödenmesine karar verilmesi gerekir. 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı H.M.K.’nun "resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler" başlıklı 325. maddesinde de, benzer düzenleme yapılmış olup anılan maddede "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verileceği, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedileceği" bildirilmiştir.
Yapılacak iş; 6100 sayılı HMK. nun 325. maddesi gereğince bir haftalık süre içinde karşı tarafça ödenmesine karar vermek, avans yatmaz ise ilerde bu gideri ödemesi gereken taraftan almak üzere Devlet Hazinesinden (Cumhuriyet Başsavcılığı suçüstü ödeneğinden) ödenmesine karar verilerek gerekli araştırma ve inceleme yapılarak çıkacak sonucuna göre karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.