2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/23180 E. , 2013/16183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Diyarbakır Aile Mahkemesi
TARİHİ :17.07.2012
NUMARASI :Esas no:2011/1587 Karar no:2012/1125
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (baba) tarafından tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı (anne) tarafından ise velayetin değiştirilmesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.06.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı S.A.ile vekili Av. .ve karşı taraf temyiz eden davacı Ş.A.ile vekili Av. .geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının temyiz itirazları yersizdir.
2.Davalının temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede;
Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Taraflar 16.03.2010 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlar ve müşterek çocuğun velayeti davalı anneye bırakılmıştır. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra, davalı annenin tayini Diyarbakır'a çıkmış ve müşterek çocukla Diyarbakır'da yaşamaya başlamıştır. Müşterek çocukla, baba arasında kişisel ilişki kurulması sırasında çocuğun psikolojik olarak hazır olmaması nedeniyle, babaya teslim edilememiş olması, annesinin kasıtlı olarak çocuğuna babasına karşı ilişki kurmaması, ilişkiyi zorlaştırması konusunda telkinde bulunduğu kanıtlanmadıkça velayet görevini kötüye kullanması ve ihmal edilmesi olarak kabul edilemez. Annenin açıklanan şekilde hareket ettiğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemece aldırılan 8.5.2012 tarihli raporda da "çocuğun yaşı ve sürekli anne ile yaşaması sebebiyle oluşan bağımlılık sebebiyle velayetin anne de kalması yararına olduğu " mütalaa edilmiştir. Kaldı ki ilerde koşulların değişmesi, annenin açıklanan şekilde çocuğa telkinde bulunduğunun kanıtlanması koşuluyla velayetin değiştirilmesi konusunda yeniden dava açma imkanı da mevcuttur. Gerçekleşen bu durum karşısında çocuğun üstün yararı, annesinin velayeti altında kalmaya devam etmesidir. Bu durumda; velayetin değiştirilmesi talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.