Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/3873
Karar No
K. 2009/10450
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2009/3873 E.  ,  2009/10450 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 16.5.2007 tarihinde davalılardan ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.’nin “...” adıyla faaliyet yürütün Etlik şubesine bir arkadaşı ile birlikte gittiğini, otururken yanında bulunan boş sandalyeye bırakmış olduğu çantasının çalındığını, çantanın içinde bulunan maddi ve manevi değeri yüksek eşyaları nedeniyle zarara uğradığını, güvenlik kamerası dahil hiçbir güvenlik önlemi bulunmayan işyerinin ve işyerine markasını veren ... Dondurma A.Ş.’nin uğradığı zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 YTL maddi 5.000,00 YTL de manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş., olayın meydana geldiği işyerinin, bir “...” şubesi olmadığını savunarak, davanın husumet nedeniyle reddini, diğer davalı ise, olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece, husumet itirazına davacı tarafından karşı konulmadığı belirtilerek, davalı şirket hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, “çantanın sahibi tarafından korunması gereken bir nesne olduğu, olayın meydana geliş tarzına göre pastane sahibinin alabileceği bir önlem bulunmadığı, işyerinde gizli kamera ve benzeri önlemlerin alınmasını zorunlu kılan bir hukuk normunun da mevcut olmadığı” gerekçeleriyle diğer davalı hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 2009/3873-10450

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının manevi tazminatla ilgili temyiz itirazlarının reddine.

2.Davacının maddi tazminatla ilgili temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, akdi ilişkiye dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacının, davalılardan ... Boylu tarafından işletilen pastanede arkadaşı ile birlikte oturduğu sırada, yanındaki sandalyeye bırakmış olduğu çantasının çalındığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Olayın geçtiği pastaneyi işleten davalı ... Boylu’nun, işyerine gelen müşterinin, kendi hakimiyet alanı içinde bulunması dolayısıyla, olabilecek her türlü zarar verici olay ve eylemlere karşı can ve mal güvenliğini, asgari özen yükümlülüğünde korumak ve kollamak durumunda olduğunun kabulü zorunludur. Esasen, işyerine gelen müşterilerin, rahat ve ... içinde hizmet almalarının sağlanması, pastaneye gelen müşteri ile pastane işleticisi arasında kurulan akdi ilişkide, işyeri sahibinin yan edim yükümlülüğünün bir sonucu olduğu gibi, Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kurallarının da bir gereğidir. Bu kabule göre davalı ... yeri sahibinin, müşterinin güvenli bir şekilde hizmet alması için gerekli olan tüm tedbirleri almakla sorumlu olduğu açıktır. İşyerinin özelliği ve konumuna göre yeterli sayıda güvenlik görevlisi ve güvenlik kamerası bulundurulması, giriş ve çıkışlarda güvenlik kontrolü yapılması, ilk akla gelen tedbirlerdendir. ... yeri sahibi, gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almış olmasına rağmen, olayın meydana gelmesini önleyemediğini ispat etmedikçe oluşan zararlardan sorumlu olacağından, dava konusu olayda hırsızlık olayının gerçekleştiği pastanede güvenlik kamarası ve benzeri tedbirlerin bulunmadığı anlaşılmakla, işletici davalı ... Boylu, bu konudaki özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediğinden, pastanede oturmakta olduğu sırada çantası çalınan davacının uğramış olduğu zararlardan sorumludur. İşyerine asılan, “çalınan eşyalardan sorumlu olunmayacağına dair” uyarı amaçlı yazıların da, bu sonucu değiştirmesi ve sorumluluğu ortadan kaldırması mümkün değildir. Ne var ki, illiyet bağını kesecek yoğunlukta olmamak şartıyla, Borçlar Hukukunun, “zarara kendi kusuru ile sebebiyet veren kişinin, kusuru oranında zarara katlanması gerektiği” prensibi gereğince somut olayda şahsi eşyasını kontrolsüz bir şekilde bırakan ve korumakta kusurlu olan davacının da zarardan kısmen sorumlu olduğu gözardı edilmemelidir. O halde mahkemece dava konusu olayda, davacının ekonomik ve sosyal durumuna göre pastaneye geldiği bir sırada mutad olarak çantasında bulunması kabul 2009/3873-10450 edilebilecek para veya maddi değerler üzerinden zarara uğradığı benimsenerek, tarafların takdir edilecek kusur oranlarına göre talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerle davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

3.Davacı, olayın meydana geldiği pastanenin, davalı ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.’nin “...” adıyla faaliyet yürüten Etlik Şubesi olduğunu belirterek, olaydan dolayı adı geçen davalının da sorumlu olduğunu bildirmiş olmasına rağmen, mahkemece dava konusu pastanenin, marka ... davalı şirkete ait olan “...” adıyla işletilip işletilmediği ve pastanede bu markaya ait ürünlerin satılıp satılmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Olay ve dava tarihinde yürürlükte olan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4/2 maddesinde; "Ayıplı maldan ve/veya ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı tüketiciye karşı satıcı, bayii, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı, müştereken ve müteselsilen sorumludur" denildikten sonra, aynı yasanın 4/5 maddesinde de; "Ayıplı hizmetler hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan hüküm gereğince olayın gerçekleştiği pastanenin, marka ... davalı ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.’ye ait olan “...” ticari ünvanı altında işletilmekte olduğunun belirlenmesi halinde, davacıya sağlanan ayıplı hizmet nedeniyle söz konusu yasada tanımlanan sağlayıcı(imalatçı) durumunda bulunan davalı şirketin de diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece açıklanan husus gözardı edilerek, araştırma ve inceleme yapılmadan, husumet itirazına karşı konulmadığından bahisle, adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir.

SONUÇ: 1.bent gereğince davacının manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine, maddi tazminat yönünden temyiz edilen hükmün, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 28.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Tüketici Hukuku 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu K4077 md.4/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog