Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/921
Karar No
K. 2013/29502
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2013/921 E.  ,  2013/29502 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, asılı işveren olana davalıya ait iş yerinde değişen alt işverenlere bağlı olarak 15.05.1995-27.11.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal ... genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini ve hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı işveren vekili, işyerinde endeks okuma görevlisi olarak çalışan davacı işçinin düzenlediği faturalarda bazı abonelerin su tüketim miktarını kasıtlı olarak düşük göstermek sureti ile müvekkili kurumu zarar uğrattığını, iş sözleşmesinin bu nedenle haklı sebebe dayalı feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ve ulusal ... genel tatil günlerinde çalışılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği, davacı işçinin fazla mesai ve ulusal ... genel tatil günlerinde çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı gerekçesi ile davacının kısmen kabulüne karar verilmiştir . Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir

1.Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı da uyuşmazlık konusudur .

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı iddiası davacı tanıkları tarafından doğrulanmış ise de ; dinlenen tanıkların davalı aleyhine dava açtıkları ve davacıların bu konuda birbirlerine tanıklık yaptıkları anlaşılmaktadır. Davalı aleyhine dava açan işçilerin tanıklıklarına kural olarak itibar edilmemesi gerekir.

Davacı tanıklarının aynı yönde davalarının bulunması sebebiyle menfaat ortaklığı olduğu dikkate alındığında, fazla çalışma iddiasının tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı sabittir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, fazla çalışma ücret alacağı istemi yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

2.Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.

Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.

Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan ... için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir. Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zaman aşımı defi ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder.

Somut olayda, davacının ıslah yoluyla kısmi dava konusu yaptığı miktarları, bilirkişi raporu doğrultusunda arttırmasından sonra davalılar vekili zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Islah tarihi itibarıyla zaman aşımına uğrayan miktarlar söz konusudur. Bu sebeple yapılacak iş ıslah tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık süre içinde zamanaşımına uğrayan alacak miktarı yönünden bilirkişiden ek rapor almaktan ibarettir. Islahtan sonra yapılan zamanaşımı savunması değerlendirilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog