(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6874 E. , 2012/11622 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin sipariş azalması ve ekonomik kriz sebebiyle geçerli sebebe dayalı olarak feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonrasında; 09.11.2009 tarih 2009/69 esas- 2009/520 karar sayılı ilamı ile, sipariş iptalleri sebebiyle davalı firmanın ekonomik krizi yoğun olarak yaşadığı işveren tarafından çeşitli tasarruf tedbirlerine başvurulmasına rağmen işgücü fazlalığının giderilemediği davacı sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
09.11.2009 tarihli karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/1047 esas, 2010/38891 karar sayılı 20.12.2010 tarihli bozma ilâmı ile ”Somut uyuşmazlıkta davalı işyerinde ekonomik krize bağlı sipariş azalması ve paralel olarak üretim azalması yaşandığı fren imalatında kullanılan makine tezgahlarından faaliyette olanların azaldığı istihdam azaltılmasının kaçınılmaz olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu azalmanın ve zarar etmenin kısaca feshe sebep olan ekonomik nedenlerin kalıcı olup olmadığı işverenin tutarlı davranıp davranmadığı fesih dışında tedbirler alınması ile ekonomik nedenlerin ortadan kaldırılıp kaldırılmayacağı tam olarak açıklığa kavuşmuş değildir. Ayrıca davalı işverenin toplu işçi çıkarma bildirimi ile işten çıkarmada önce gönüllü olanları sonra emekliliği gelenleri daha sonra ise performansı düşük ve en az mağdur olacakları seçeceğini bildirdiğinden davalı işverenin bu kriterlere uyup uymadığının davacının mali işler müdürü olduğu da gözetilerek davacının bu kapsamda çıkarılacaklar arasında olup olmadığının ve kadrosunun devam edip etmediğinin denetlenmesi ve bu olgulara göre feshin son çare olup olmadığının bilirkişi vasıtasıyla tespiti gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş ve yapılan yargılama sonrasında 09.06.2011 tarih 2011/30 esas, 2011/375 karar sayılı ilamı ile davalı iş verinin iş sözleşmesini sona erdirirken kendisinin belirlediği seçim kriterlerine uygun davranmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
09.06.2011 tarihli bu karar ise davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve temyiz incelemesi sonucunda bu kez Dairemizin 2011/5752 esas, 2011/8259 karar sayılı 20.12.2010 tarihli bozma ilamı ile “ Uyulan bozma ilamında ekonomik krize bağlı sipariş azalmasının ve buna bağlı olarak istihdam azalmasını kaçınılmaz olduğu kabul edilmekle birlikte bu azalmanın ve zarar etmenin kısaca feshe sebep olan ekonomik nedenlerin kalıcı olup olmadığının tespiti gerektiği belirtilmesine rağmen bilirkişiler tarafından bu yönde bir araştırma yapılmadığı görülmüştür. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yönünden usulü müktesep hak oluşur ve mahkemece bozmaya uygun araştırma yapılması zorunluluğu doğar. Bu bağlamda yapılan bilirkişi incelemesinde ekonomik nedenlerin kalıcı olup olmadığının tespit edilmediği görülmüştür. Yapılacak iş, ekonomik krizin ve zarar etmenin kısaca feshe sebep olan ekonomik sebeplerin kalıcı olup olmadığının bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilerek diğer delillerle birlikte feshin son çare olup olmadığı saptanmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, bir önceki kararda belirtilen gerekçe ile, davalı iş verinin iş sözleşmesini sona erdirirken kendisinin belirlediği seçim kriterlerine uygun davranmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir .
Bozma ilamı sonrası düzenlenen 07.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda, 2009 yılında üretimin 2007 ve 2008 yıllarına oranla önemli ölçüde azaldığı, fren montaj hattındaki üretimin 2007 yılında 37.127 adet iken, 2008 yılında 27793 adete düştüğü, 2009 yılında ise 9813 adete gerilediği, ayrıca kaynak, disk işleme, kampana işleme, CNC işleme, balatalı pabuç hatlarında da 2009 yılında, 2007 ve 2008 yıllarına oranla üretimde büyük oranda düşüş olduğu, davacının iş sözleşmesinin sona erdirildiği 29.12.2008 tarihinden sonra da davalı iş yerindeki ekonomik daralmanın devam ettiği bildirilmiştir.
Bu durumunda, davalı iş yerinde ekonomik krize bağlı sipariş azalmasının ve feshe yol açan ekonomik sebeplerin kalıcı olduğu ve fesihten sonrada devam ettiği görülmektedir. Bozma ilamında açıkça ekonomik krizin kalıcı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtilmiş olduğu halde, davalı işverenin belirlediği seçim kriterlerine aykırı hareket ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 29.05.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.