(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2805 E. , 2009/8764 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalılardan ... Oto A.Ş'nin ithal ettiği aracı diğer davalı ...'den satın aldığını, ancak araçta imalat hatası olduğunun anlaşılması uzerine 1.8.2005 tarihinde aracın değiştirilmesi talebiyle dava açtığını, mahkemece, aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilip Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, kararın 22.12.2006 tarihinde infaz edildiğini, Tüketici Mahkemesinde yürütülen yargılama aşamasında aracın 3.8.2005 tarihinde yediemin olarak ... Oto A.Ş'nin servisine bırakıldığını daha önce açtığı davada araç mahrumiyetinden kaynaklanan günlük zararının 10.00 YTL olarak belirlenip 1.8.2005 tarihine kadar olan zararın karara bağlandığını belirterek, 1.8.2005 tarihi ile ilamın infaz edildiği 22.12.2006 tarihi arasında geçen dönemdeki aracı kullanamamaktan doğan zararı fazla hakları saklı kalarak 6.000,00 YTL 'nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, bozmaya uyularak 6000 YTL.nin 2.8.2005 tarihinden değişen avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacının, davalılar aleyhine 1.8.2005 tarihinde ...
7.Tüketici Mahkemesinin 2005/1775 esasında kayıtlı, aracın yenisi ile değiştirilmesi ve aracın serviste çalışmaz halde bulunduğu 15.7.2005 tarihi ile bu davanın açıldığı 1.8.2005 tarihi arasındaki dönem için fazlaya ilişkin haklarınıda saklı tutarak aracı kullanamamaktan doğan günlük 20.00 YTL'den toplam 300.00 YTL zararın tazmini için talepte bulunduğu, yargılama aşamasında şanzımanı demonte olan ayıplı aracın ihtiyati tedbir yoluyla davalının servis yetkilisine teslimine karar verilip ihtiyati tedbir kararının 3.8.2005 tarihinde infaz edildiği, yargılamanın sonunda ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesine, 26.7.2005-1.8.2005 arası günlüğü 10,00 YTL.den araçtan mahrum kalınan 6 günlük sure için 60.00 YTL' nin davalılardan tahsiline dair verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, aracın yenisi ile değiştirilmesine ilişkin kararın icrada IlK' nun 24.maddesi doğrultusunda infaz edilerek araç bedelinin 22.12.2006 tarihinde davacıya ödendiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Mahhkemece davanın reddine ilişkin verilen karar, davacının 3.8.2005 ile 22.12.2006 dönemi için taraf delilleri toplanarak isteyebileceği zarar tutarına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, mahrum kalınan zarar belirlenirken, 2005 yılı için günlüğü 30,00 YTL, 2006 yılı için günlüğü 40,00 YTL. den toplam 18.800 YTL. zarar tutarı belirlenmiş ve mahkemece, gerekçede ayrıntılı bir açıklama yapılmadan davanın kabulü ile fazla haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve kesinleşen dosyada 2005 yılı ıçın günlük zarar 10,00 YTL. olarak belirlenmiştir. Eldeki davada ise, aynı 2005 yılı için günlük zararı 30,00 YTL. , 2006 yılı için de 4 0,00 YTL. olarak belirleyen bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporunda günlük zarar belirlenirken, herhangi bir gerekçe gösterilmedği gibi, mahkemece de, aynı yıl için 10,00 YTL. olan zararın 30,00 YTL. olarak kabul edilmesinin makul ve kabul edilebilir sebebi gösterilip açıklanmamıştır. Kaldı ki, bu zarar tutarı belirlenirken, davalı tarafın ileri sürdüğü gibi, davacının kendi aracı dışında mesai günlerinde işe gidip gelirken servis imkanının bulunup bulunmadığı ya da başkaca imkanlardan yararlanıp yararlanamayacağı hususları da gözetilerek, davacının isteyebileceği makul zarar tutarı belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3.Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, alacağının tahsili için davadan önce ihtar göndererek davalıyı temerrüde düşürmemiştir. Bu durumda alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, önceki dava tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.