(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4113 E. , 2009/12278 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... otomotivin sahibi olan davalı ...'den 27.10.2004 tarihli kati satış sözleşmesi ile araç satın oldığını, satın aldığı sırada aracın 92.000 Km'de alduğunu, 27.3.2007 tarihinde arıza üzerine servise gittiğinde aracın km'si ile oynandığını öğrendiğini, davalının aracın km'si ile oynamak suretiyle satış yaptığını ileri sürerek kati satış sözleşmesinin feshi ile aracın bedeli olan 12.750.00 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, ikinci el satışlarda Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, eldeki davayı açarken, aracı ... otomotivin sahibi olan davalıdan kati satışla satınaldığını bildirmiştir. Dosya arasında bulunan belgelerden, davacının 27.10.2004 tarihli kati satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığı aracı 1.11.2004 tarihinde adına tescil ettirdiği anlaşılmaktadır. Davacının bu aracı davalıdan ikinci el olarak satın aldığı davacı beyanıyla da sabittir. Davaya bakan Tüketici Mahkemesince ikinci el araçlarda Tüketici mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş isede öncelikle davalının bu işi meslek edinip edinmediğinin araştırılması zorunludur. Davalı araç alım satımını meslek edinmişse, bir başka değişle alımsatım işinde aracılık yapmıyor ise ve bu işi meslek edinmiş ise davalının Tüketici yasası kapsamında satıcı, davacının da alıcı olduğunun ve bu bağlamda davaya Tüketici mahkemesinde bakılması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece öncelikle davalının bu işleri meslek olarak edindiği veya aracılık yaptığının belirlenmesi ve akabinde hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi zorunludur. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde ve eksik incelemeyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.