(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6914 E. , 2009/13460 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı hizmet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı , davalıya ait tesiste spor aktivitelerinden yararlanmak üzere davalı ile 14.3.2007 tarihinde sözleşme yaptığını, tesisten yararlanabilmek için üç ayda bir tekrarlamak üzere kan tahlili yaptırılmasının zorunlu tutulduğunu, bu durumun kendisini maddi ve manevi yönden zarara uğrattığını ileri sürerek, haksız hükümler içeren sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesi ile kalan taksitlerin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, sözleşme hükmünün yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, gerekçesi ile, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, anılan sözleşme hükmünün karşılıklı müzakere edilmediği ve davacı tüketici aleyhine haksız şart içerdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı arasında imzalanan spor klübüne üyelik sözleşmesinin eki olan kullanım şartlarında, " Her üye havuza girmeden önce tesisimizin ... politikası gereği kan ve idrar tahlili yaptırmak zorundadır. Tahlil sonuçları olumsuz çıktığı takdirde üye havuzu kullanamayacak olup, tedavisi bittiğinde havuza girebilecektir. Üye her üç ayda bir bu tahlilleri yenilemek zorundadır...." hükümleri yazılıdır. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları 2009/6914-13460 haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/ A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/ A, 10, 10 / A ve 11/ A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır" hükmü getirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında taraflar arasındaki sözleşme hükmü değerledirildiğinde, anılan hükmün tesisten yararlanan 3. kişilerin sağlığını yakından ilgilendirdiği , tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olacak nitelikte bir koşul içermediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla sözleşme hükmünün tarafları bağlayacağı kabul edilerek açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekir.