(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27907 E. , 2013/23480 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin ... sözleşmesinin işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini, işçilik alacaklarının tam olarak ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ... sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, hak kazandığı işçilik alacaklarının ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hak kazandığı fazla çalışma ücreti alacaklarının hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma ücreti alacağı, yazılı delil niteliğinde işyeri kaydı bulunan dönem olan 05.12.2006-30.06.2009 tarihleri arası için işyeri kayıtları esas alınarak hesaplanılmış; işyeri kaydının bulunmadığı 01.07.2009-04.05.2011 tarihleri arasındaki dönem için ise bir hafta dokuz saat, diğer hafta oniki saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
İşyeri kaydının bulunmadığı 01.07.2009-04.05.2011 tarihleri arasındaki süreyle ilgili olarak, dinlenen taraf tanıklarınca genel itibariyle, çalışma saatlerinin belli olmadığı, sevkiyat durumuna göre değiştiği ifade edilmiş olup, anılan beyanların soyut nitelikte olmaları sebebiyle fazla çalışma süreleri tespitinde nazara alınmaları mümkün değildir. Bu dönemde, davacının çalışma düzenine ve saatlerine ilişkin olarak ise, dosya kapsamında, itibarı mümkün başkaca delil bulunmamaktadır. Anılan nedenle, 01.07.2009-04.05.2011 tarihleri arasında fazla çalışma yapıldığı kanıtlanmadığından bu dönem için fazla çalışma ücreti hesaplanmaması gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.