2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/14838 E. , 2013/21244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aydın 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :4.5.2011
NUMARASI :Esas no:2010/1309 Karar no:2011/484
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı ve davalılardan Selma tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Kural olarak mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan da mirasçıların hepsi yararlanır. (TMK. m. 640/4) Bu hükümden çıkan sonuç şudur; şayet üçüncü kişilere karşı terekenin korunmasına yönelik bir işlem söz konusu ise, terekedeki hakların korunması için bütün mirasçıların birlikte hareket etme zorunluluğunun bulunmadığı, mirasçılardan her birinin bu hukuki korumayı isteyebileceği, bu halde, miras ortaklığına temsilci atanmasına gerek bulunmadığıdır.
Olayda, mirasbırakanın, boşandığı eşi aleyhine sağlığında ilama dayalı olarak icra takibi başlattığı, bu takibin devamı sırasında öldüğü; davacı mirasçının takibe devam etmek istediğinde, diğer mirasçı Ş.'un bu takibi davacının tek başına yürütemeyeceğini ileri sürerek karşı çıktığı ve kendisinin babası (H.) aleyhine, Aydın 1. İcra Müdürlüğünün 2007/7856 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus ilamsız takipte bulunduğu, mirasbırakanın yaptığı ilamlı takip sebebiyle, borçluya ait taşınmaz üzerine konulan haczin sırasına "ilk sırada kendisinin olması" gerektiğinden bahisle, mirasbırakanın başlattığı bu takibe, Aydın 1. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde 2010/120 esas sayılı dosya ile itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda terekedeki hakların korunmasında mirasbırakanın sağlığında başlattığı takiple ilgili olarak mirasçılar arasında çekişme mevcut olup, mirasçıların tereke ile ilgili işlemlerde birlikte hareket etme olanağı artık yoktur. O halde, gerçekleşen bu hukuki durum karşısında mirasbırakanın başlattığı 2007/7863 esas sayılı icra takibi için miras ortaklığına temsilci atanmasına karar verilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 18.09.2013 (Çrş.)